Aybars S.

Aybars S.
@Aybars55
Gelmiş geçmiş en iyi günlerdi, gelmiş geçmiş en kötü günlerdi; hem bilgelik çağıydı hem ahmaklık; hem inancın devriydi hem şüpheciliğin; hem Aydınlık hem Karanlık bir mevsimdi; umudun baharı, umutsuzluğun kışıydı; hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu; hepimiz ya doğruca Cennete gidecektik ya da tam aksi istikamete…
Sayfa 3·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam

Aybars S.

, bir kitap okudu
9/10
·494 syf.·
13 günde okudu
·
2026 25. kitabı
Charles Dickens
8.4/10 · 76,5bin okunma
Kederin ve ümitsizliğin muazzam bir gücü vardır.
Sayfa 430·Kitabı okudu
Alıntı
Güzel kızlar, kahverengi, siyah, gri saçlı parıltılı kadınlar; delikanlılar, yapılı erkekler ve yaşlılar; soylular ve köylüler; hepsi her gün leş gibi zindanların karanlık mahzenlerinden gün ışığına çıkarılıp, Giyotin hanıma, o bitmek tükenmek bilmez susuzluğunu gidersin diye kırmızı şarap niyetine ikram edilmek üzere sokaklardan geçirilip götürülüyorlardı. Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik ya da Ölüm! En kolay hayata geçirileni sonuncusuydu; Giyotin'e zeval gelmesin!
Sayfa 361·Kitabı okudu
Alıntı
Giyotın, dönemin en popüler espri malzemesı olmuştu; baş ağrısına en iyi gelen şey olduğu, saç beyazlamasını kesin biçimde engellediği, insanın cildine gözle görülür bir incelik kattığı söyleniyordu; hatta sinekkaydı tıraş yaptığı için ona "Milli Ustura" lakabı bile takılmıştı; "giyotini öpenler" küçük pencereden kafalarını uzatıp "çuvalın içine hapşırıyorlardı". Giyotin, insan ırkının yeniden diriliş sembolü haline gelmiş, bu konuda haçı fersah fersah geride bırakmıştı; artık insanlar, haçı çıkardıkları gerdanlarında giyotini taşıyorlar, haçın inkâr edildiği yerlerde, giyotine itibar edip önünde saygıyla eğiliyorlardı. Öyle çok kelle uçurmuştu ki, kan akıtıp kirlettiği toprak çürük bir kırmızıya bürünmüştü. Genç bir Şeytan'ın yapboz oyuncağı gibiydi âdeta; parçalarına ayrılıp, gerektiğinde tekrar bir araya getiriliyordu. Belagatı en güçlü olanları susturuyor, en güçlüleri yerden yere vuruyor, en güzel ve iyi olanların kökünü kazıyordu. Bir sabah, dakikalar içerisinde, üst mevkilerden yirmi biri canlı, biri ölü, toplam yirmi iki kişinin kellesini uçuruvermişti. Giyotini çalıştıran görevliye Eski Ahit'in güçlü adamının ismi takılmıştı; fakat bu cellat, çok daha etkili bir silaha sahip olduğu için, adaşından daha güçlü ve daha kördü, ayrıca Tanrı'nın mabedinin kapılarını her gün yerle bir ediyordu.
Sayfa 358·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam