Gerçek yeteneklerini eğitme şansına sahip uluslar kendini kurtarır. Tarihte de böyle olmuştur. Seçkin evlatlarını okutabilenler, bu çocukları bir yerlere kopyayla, hatırla gönülle gelen yeteneksizlere kurban etmeyen uluslar daima başarılı olmuştur.
Maalesef Türkiyede bu tip bir nepotizmin, bırak kamu kurumlarını, özel sektörde bile geçerli olduğunu görüyorum.
Bizdeki kapitalistlerin akıllı olmadıkları daha buradan bellidir ve çok büyük bir hatadır. Italyan endüstrisinin imparator ailesi Agnelliler mesela, İtalya'nın en büyük işlerinin başındadırlar biliyorsunuz. Fiat bu ailenindir. Ne yaparlar biliyor musunuz? Aileden bile olsa çalışmayanı, işe sarılmayanı, işten anlamayanı uzaklaştırırlar. Hâlbuki bizdeki müteahhitlere bak; adamın oğlu kendisi gibi değildir ama şirkette en kritik kademelerde görev alır. Nedenini anlamak güç... Bu şirketin günün birinde batacağı sürpriz değildir. Dahası şirket sahipleriyle beraber herkes de batar.
Mesela önemli mekanizmalardan biri eğitimdir. Türkiye'de eğitim nicelikçe değil ama nitelikçe geriliyor değil mi?
Buna itirazı olan var mı? Yok. Neden geriliyor kalite peki? Neden Türkiyede eğitim 150 senedir nitelikçe gelişmişken son yarım asırdır düşüşe geçip geriliyor? Çünkü bu toplum azizim, eğitimin ne olduğunu 150 senedir kavrayamamıştır. Mesele sadece okul açmak, öğretmen yetiştirmek değildir; toplum eğitimle ne olacağını, gayesini, hedefini anlayamamıştır. Bunu anlayamayan toplumlar her hâlükârda batar. Ciddi olarak anlayan toplumlar ise devam eder. "Efendim bütün dünyada eğitimde gerileme var," diyorlar. Hayır, yok!
Her şeyden önce dünyada beleşçi kazanç odaklarının denetlenip önlenmesi gerekir. Doğaya dönmek şarttır. Kirletici sanayi ve enerji kaynaklarının kullanımından kaçılmalıdır. Ülkemize bakarsak, hâlen Adana merkez olmak üzere Çukurovada, dünyanın bu en bereketli toprağında ziraatın çözülmesi, sanayinin gerilemesi fakat Avrupadan ithal çöplüğün güya dönüşüm adı altında bu toprağa yığılması bir skandaldır. Üstelik buna itiraz ne yazık ve ne tuhaf ki bizden çok İngiltere'deki çevreci kitlelerden geliyor. Bunu da bir düşünmek gerekir.