Aybars S.

Gençler okuma-yazma kültürüyle, ilimle ilgililer. Fuarlara rağbet ediyorlar, konferans salonlarını dolduruyorlar. Okuyorlar ve her şeyi dinliyorlar. Bu alanda bir ilerlemeyi hiç şüphesiz yaşıyoruz. Anadoludaki gençlik bir önceki kuşaktan olumlu anlamda daha farklı... Bir arayış içindeler. Öğrenme istekleri, açlıkları yerli yerinde. Ancak yönetici kesimin, siyasetçilerin bu seviyede olmadığının, hatta bu seviyenin çok gerisinde bulunduğunun altını çizmeliyim.
Sayfa 237·Kitabı okudu
Alıntı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Evet, hayat pahalılaşıyor ama içinizdeki merakı diri tutmanıza engel değil. Onu koyvermeyin. Engel çok zaten, siz de kendinize engeller koymayın. Bakın, salgın bize şunu göstermiştir; sağlığınızda gezeceksiniz. Gençliğinizde gezmezseniz yaşlılıkta hayat size bu tür sürprizler yapabilir. Maddi imkânınız varsa dahi nasip olacak mı, gidebilecek miyim diye iple çekersiniz. Hiçbir şeyin garantisi yoktur.
Sayfa 221·Kitabı okudu
Alıntı
Mutluluğa bu yoldan gidilir. Çok açık ki herkes aynı vaziyette değildir. Kimi mevki makam sahibi, kiminin mütevazi bir işi var. Peki, merdivenin yukarisindakiler mutu da aşağıdakiler mutsuz mu? Bu düşünce hayatın akışının karşısındadır. Her insan bulunduğu yerden pekala memnun olabilir. Bakın az ile yetinebilir demiyorum; yetinir-yetinmez, o başka bir konudur ama insan çok şeyle mutlu olmayabileceği gibi az şeyle mutlu da olabilir. Bu ancak kendi doğasıyla uyumlu olduğu takdirde mümkündür.
Sayfa 210·Kitabı okudu
Alıntı
Hele ortaokul ve lise düzeyinde eğitim epey dejenere edildi. Her yere lise açıldı ama söz konusu liseler arasında eşitlik güdülmedi. Osmanlı Imparatorluğu'nda ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında eğitimde eşitlik vardı; Kastamonudaki, Konyadaki lise ile Ankara ya da Istanbul'daki lise arasında bir fark bulunmazdı. Eğitim düzeyi aynıydı. Örneğin Süleyman Demirel liseyi Isparta ve Afyonda okumuştu, biliyorsunuz. Bugün bir köylü çocuğu, köyünden çıkıp o şehirlerde okusa İTU'yü kazanamazdı. Kendisiyle rekabete giren çocuklar kadar matematik, fizik, edebiyat öğrenemezdi ama Demirel'in edebiyatı iyiydi. İlk göreve geldiğinde kendisiyle, şivesiyle dalga geçenler, Osmanlıca lügatinin diğer politikacılardan ne kadar önde olduğunu hayretle gördüler. Çünkü Demirel'in öğretmenleri iyiydi.
Sayfa 194·Kitabı okudu
Alıntı
Insanlar sevmedikleri insanlardan, benimsemedikleri ideolojilerden de öğrenebilir ve değerli olan da budur. Saygı duyacaksınız, sevmek de şart değil. Herkese tahammül etmek zorundasınız. İsmet Paşa düsturudur bu. Zaten bir noktadan sonra benzer zihinlerle bir arada durursanız ufuk daralır, öğrenmek biter. Nicolas Boile-au nun lafıdır; "Ahmak kendine hayran bir başka ahmak bulur." İsabetlidir. Daha önce de zikretmiştik; Latincede de șu laf vardır: Asinus asinum fricat. Yani eşek eşeği yalar. Eşek gidip atı yalamaz, geyikle bir ahbaplığı olamaz. Herkes kendi benzerini bulur. Benzerler de birbirlerini övdükçe över. Hiç şüphe yok ki bu da insana iyi gelmez.
Alıntı