O zaman köle özgürdü, ama şimdi “özgür köle“ dir. Bu ne anlama geliyor? O zaman ben bir efendinin kırbaç ve kendirinin darbeleri altında tutsak ve esir iken, “ben şunu istemiyorum“, “bunu seçiyorum “, “şunu tercih ediyorum “ diyordum, efendi ise izin vermiyordu. Ama şimdi benim seçme özgürlüğüm var, lakin efendinin benim için belirlediği şeyi seçebiliyorum . Yani kendisi benim irademi meydana getiriyor ve ondan sonra da hadi şimdi seç diye beni özgür bırakıyor.
İnsan, günlük maddi ideallere, onlara erişmediği sürece değer verir, erişince de boşluk ve anlamsızlılığa düşer. İnsanın ideali, o kadar yüce olmalıdır ki asla bir noktada durmasin, bir yere bağlı kalmasın.
Bazen kılıç karşısında bir şey yapılamayacağını zannederiz, oysa bunun aksine kılıçla iç içe olan maneviyat, bizzat çekilen kılıca galip gelir. (Camus)
Evrenin adaletsizliğe dayandığını, fakat insan iradesinin gücüyle toplumlarda adaletin yerleştirilebileceğini söyleyen kimselerin sözüne inanmak, zehirli dalgaları olan okyanustan bir kase tatlı su almak isteyen kimselerin çabası gibidir. (Jean Isoule)