Ayça

Çünkü bazen bazı küçük eylemler bütün bir hayata damgasını vurur ya da saniyeler önce orada olmayan yolda bir sapma anlamına gelir. Biz o anların farkında olmasak bile bunlar olur. 
Sayfa 179 - Athica Yayınları·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hiç durup çaba ve fedakârlık gerektiren her şeyin zaten bir sorun olduğunu düşündün mü? Bizi mutlu etmeyen şeyleri neden kendimize dayatmamız gerektiğini anlamıyorum. Hiçbir şarta bağlı olmadan sadece hissedebilsek ve günü gününe yaşayabilsek baskı olmadan, sürü gibi takip etmemiz gereken belirli yollar olmadan hayat çok daha basit olurdu.
Sayfa 142 - Athica Yayınları·Kitabı okudu
Küçükken pazar günlerinin haftanın en güzel günü olduğunu düşünürdüm. Gözlerimi açtığımda okul olmadığını ve babamın bütün gün evde olacağını fark ettiğimde yaşadığım mutluluğu hålå hatırlıyorum. Baharda mutfak penceresinden gelen ışığı, bahçede kıpırdayan dalların sesini ve kuş cıvıltılarını, mısır gevreğimi yerken ve babam kahvesini yudumlarken önümde gazete okurken ne kadar mutlu olduğumu hatırlıyorum. Bazen tiksintiyle kaşlarını çatardı. Ya da gülerdi. Diğer zamanlarda benimle bazı haberleri paylaşırdı, özellikle de ben büyüdükçe. İyi bir cevap vermekte zorlanırdım. Yıllar sonra bu durum uzun bir tartışmaya yol açtığında annem masanın karşısından gönülsüzce gülümserdi ve muhtemelen bizi dinlemekten sıkıldığı için neredeyse her zaman bizi yalnız bırakırdı. Ama pazar günlerini özel kılan sadece o tanıdık görüntü değildi. Daha çok.. Bir duyguydu. Sıcak, hoş, mayhoş bir his. Bir daha asla aynı şekilde hissetmediğim ve yıllar geçtikçe kaybolan bir his.
Sayfa 138 - Athica Yayınları·Kitabı okudu
Bir insanın isteyebileceği her şey parmaklarımın ucundaydı. Uzun bir süre böyleydi. Pastoral bir hayat. ... Madalyonun diğer yüzü ise şu: Hayatım boyunca kendimi hiç o dönemdeki kadar boş ve yalnız hissetmemiştim. Bundan daha üzücü bir yalnızlık olabilir mi, Ginger? İnsanlarla çevrili olmak ama kimsenin orada olmadığını hissetmek… Paris'teki o gece bana gerçek Ginger'ı  öldürüp gömdüğünden korktuğunu söylediğini hatırlıyor musun? Aslında seni tamamen öldürmen gerekmiyor sadece ağzını tıkaman ve varlığını günbegün görmezden gelmen gerekiyor. Sanırım insanlar bazen böyle yapıyor. Derinlerde doğmadığımız, istemediğimiz, bizi doldurmayan, bizi sarsmayan bir formda olmak istediğimize kendimizi ikna ediyoruz. Ama bunun bir önemi yok. Bunu yapmaya kararlıyız. Ve zorluyoruz. Ve buna katlanıyoruz. Ve yıllar geçiyor, bir başka yarışa başlıyoruz. Kendimizi, herkes mutluysa (ya da mutluymuş gibi davranıyorsa) mutlu olabileceğimize ikna ediyoruz. Ama biliyor musun? Bu doğru değil. Artık anladım. Sadece tek bir hayatım olduğunu ve onu bir kenara atmak istemediğimi anladım. Bir şeyleri değiştirmenin zamanının geldiğini anladım. Ve işte buradayız, Ginger, hayat üzerine saçmalıyoruz… 
Sayfa 135 - Athica Yayınları·Kitabı okudu
Sence de bazen bir noktada bizim için her şey olan insanlarla iletişimimizi kaybetmemiz üzücü değil mi? Çok garip. "Hayat akıp gidiyor" ve "İnsanlar gelip geçiyor" dediklerini biliyorum ama belki de bunu bu kadar normal görmemeliyiz. Çünkü insanoğlunun bu kadar çabuk unutabilmesi beni korkutuyor.
Sayfa 131 - Athica Yayınları·Kitabı okudu