“…Hayat böyle geçer. Onu yaşarken üstüne gelen büyük anları görmezsin. Yanından geçip gidene kadar onları fark etmezsin. Onları asla önden görmez, hep arkadan görürüz. Tabii bu da çarpık bir perspektif sunar. O harikulade yansıtıcı parıltıda her şey arkadan farklı görünür. Gördüklerimiz bize daha sonra mütemadiyen daha büyük, daha bariz gelir ve, Yahu onu nasıl göremedim? diye düşünürüz. Fakat yaşamlarımızı değiştiren anlar diğerlerinden ayırt edilemez, çünkü dikkate değer değildirler - ta ki öyle oluncaya dek. Anlıyor musun?"
Çoğu zaman en fazla emin olduğumuz meseleler aynı zamanda haklarında en çok yanıldıklarımızdır ve haklarında yanıldığımız meseleler her şeyi değiştirebilir. 
"...Sadakatin kazanılması, zulümlerin ödetilmesi gerekir. Savaş öyle yürütülür ve öldüğün zaman sona ermez. Hayat yalnızca giriş hakkı kazanma sürecidir. Yaşamak hangi takıma katılacağını belirler..."
"...Bir su birikintisinde yüzen bir tutam tozu almaya çalıştığınızı hayal edin. Toz orada duruyordur ve onu görebiliyorsunuzdur ama eliniz birikintiye girer girmez su dalgalanır ve tozlar oradan uzaklaşır. Yıllar geçtikçe suya elimi sokmanın ters bir etki yarattığını öğrendim. Burada gereken șey incelik. Birilerine hakikati söylemek faydasız. Onun yerine kişilerin yönlendirilmeleri, doğru istikamete çevrilmeleri lazım. Ve bunu yapmanın en kolay yolu, onları cahil tutmak. İşte o zaman tozu doğru zamanda doğru yere itmek mümkün..."