“...Sanat'ta sayısız olasılık mevcuttur. Dünyadaki her şey aynı kumaşa dokunur. Hepsi de birbiriyle bağlantılıdır ve yaşanan her an yeni bir bağlantı kurar, bu akıl almaz derecede karmaşık hayat ağında değişikliklere yol açar. Bazı iplikler kıpırdatılamazken diğerleri kıpırdatılabilir. İlk başta kıpırdatılamaz gibi gözüken bazıları, doğru şartlar sağlanırsa değiştirilebilir. İplikler bir kez hizalandı mı telleri tınlatabilir ve müziklerini çalabilirsin. Çeşitli tonlar bir dildir –yaratılışın dili. Aynı zamanda her şeyin yapıtaşıdır. Bazen karışıklıkları çözebilirsen her şey mümkünmüş gibi gelir."
...
"...Sanatçılar yeni bir şey yaratamazlar; mevcut olanlardan yeni bağlantılar kurarlar, hepsi bu. Fakat mevcudiyetin bir parçası olduğumuz için ağın da parçasıyızdır. Kendi sicim dizilimimizdeki münferit ipliklerizdir. O dizilimde değişiklikler yaptıkça etrafındaki dünyayı da değiştirirsin ve dünyanın bir parçası olduğundan kendin de değişirsin. Bunu görebilirsen gerçeği de görebilirsin. Dokuduğun sicim aslında sensindir ve kurduğun dizilim kendi hayatından başka bir şey değildir."
Her hayat kavşaklarla dolu bir yolculuktur. Ama bir de köprüler, yani eskiden beri süregeleni ilelebet süregidecek olana bağlayan korkutucu seçimler vardır. Öyle köprüleri geçecek cesareti veya ahmaklığı bulmak her şeyi değiştirir.
"… Bir kez kelebek oldun mu istesen bile tırtıllığa geri dönmen imkansızdır. O kanatlar başına kalır ve uçup gitmen gerekir. Hayat yaprakların arasında mutlu mesut sürünmek ve güneşin altında karnını doyurmak kadar basit olmaktan çıkar. Bambaşka bir şey haline gelir... Çekip gitmen, sana yuva olmuş ormandan ve tanıyıp sevdiğin her şeyden uzaklaşman gerekir. Bambaşka bir şeye dönüşüp her şeyden vazgeçmelisindir. Daima bir bedel vardır. Ve bana vermek istediğin o güzel kanatların ucuza geldiğini hiç sanmam…"