Sultan Abdülhamid Han şöyle demişti:
“Ben bir karış dahi olsa toprak satmam, zira bu vatan bana değil ümmete aittir.”
Toprak yaralı, taşlar yetim.
Gökyüzü suskun, sokaklar sessiz.
Zulüm açıkta, adaletse suskunlukla boğulmakta.
Sükût, bazen hayâ değil; bazen de ihanettir.
Görüp de konuşmayan, işitip de susan,
Zulmün gölgesinde büyütür felâketi.
Tarih, adaletle yazılır;
Ama her sessizlik, zulmün mürekkebidir.
“Zulme engel olmayan, onu teşvik etmiş olur.” (İbnü’l-Cevzî)
“Mazluma yardımı terk eden, zalime nefes verir.” (İbn Teymiyye)
Sultan Abdülhamid Han’ın reddettiği altınlar,
Bugün ekran ışıklarıyla takas ediliyor.
Bir nesil, suskunlukla terbiye ediliyor.
Mevlânâ’nın sözü ağırdır:
“Zulme rıza, zulümdür.”
Ve bu çağ, rızanın maskesini “tarafsızlık”la gizlemekte.