Aycin ç.

Aycin ç.
@Aycincencon
Hareket etmezsen zincirlerini fark etmezsin..."Uzun vadede hepimiz ölmüş olacağız nitekim"
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Gönderi kullanım dışı
Sultan Abdülhamid Han şöyle demişti: “Ben bir karış dahi olsa toprak satmam, zira bu vatan bana değil ümmete aittir.” Toprak yaralı, taşlar yetim. Gökyüzü suskun, sokaklar sessiz. Zulüm açıkta, adaletse suskunlukla boğulmakta. Sükût, bazen hayâ değil; bazen de ihanettir. Görüp de konuşmayan, işitip de susan, Zulmün gölgesinde büyütür felâketi. Tarih, adaletle yazılır; Ama her sessizlik, zulmün mürekkebidir. “Zulme engel olmayan, onu teşvik etmiş olur.” (İbnü’l-Cevzî) “Mazluma yardımı terk eden, zalime nefes verir.” (İbn Teymiyye) Sultan Abdülhamid Han’ın reddettiği altınlar, Bugün ekran ışıklarıyla takas ediliyor. Bir nesil, suskunlukla terbiye ediliyor. Mevlânâ’nın sözü ağırdır: “Zulme rıza, zulümdür.” Ve bu çağ, rızanın maskesini “tarafsızlık”la gizlemekte. İbn Abbas (r.a.) nakleder: “Zulümle susan dilsiz değil, kalpsizdir.” İzzet, adaletin ardında yürür; İhanet, suskunluğun ardında bekler.
Bir Not Defteri
Goncalar açtıkça tecellâya durur her dal, Rahmet iner gökten, nûr olur zemine ahvâl. Rüzgâr okşar dalları, zikr eyler bütün ebrâr, Her çiçek ism-i Hakk’ı okur, sanki bir vird-i hâl. Nakkaş-ı ezel çizmiş her lâtif hat üzre, Bu bahâr bir kitâbdır, her harfiyle istiğfâr. Tenhâda secde eden bülbül gibi nâlânım, Yâ Rab, bu vuslata eren gönle ihsan ihlâl. Bir gün gelir kevser olur bu gözyaşı, bu hasret, Fânî çiçek solar da bâkî kalır esmâ-yı zîlâl.
Bir Not Defteri
Ayakkabılarım kirlenmiş. Toz mu, çamur mu, günah mı bilmiyorum. Her adım, nereye gittiğimi bilmeden atılmış. Kimi sabahlar “bugün de böyle” diye geçip gitti, kimi geceler, yastığa başımı koymadan bitti. Kilo almışım, tartı değil de omuzlarım söylüyor bunu. Bir yük var, elle tutulmaz ama belli; ne raflara sığar ne kelimelere. Gören “yorgun” diyor, duyan “sessiz”. Ama ben sadece “devam” ediyorum. Yönüm? Belli değil, ama kaybolduğumdan da emin değilim. Bazen rota çizilmiyor, ayakta kalmak yetiyor. Çay soğumuş, gözaltlarım koyulaşmış, gülüşlerim azalmış belki ama bir yerlerde hâlâ içimde bir ışık sönmemek için direniyor. Dermanım yok gibi, evet. Ama bu "gibi" kelimesi var ya, bütün cümleleri umuda açıyor. Çünkü tam düşerken tutan bazen bir “gibi” oluyor, bir “belki”, bir “ne bileyim”, bir “olsun varsın”. Hayat bazen sadece nefes alıp ayakkabılarını giyip yürümeye devam etmektir. Kirli de olsa, ağır da gelse, yol hâlâ yol. Ben hâlâ buradayım.