Yaşam sanatı psikolojiyi öldürmek ve gerek kendinden hareketle, gerekse diğer bireyselliklerle birlikte, adı olmayan özler, ilişkiler, nitelikler ortaya çıkarmak demektir. Bu başarılamazsa bu hayat yaşamaya değmez.
Yaşantının aksine deneyim bir kesintiye dayanır. Deneyim dönüşme demektir.
Deneyim ,öznenin artık kendisi olmayacak ya da yok olmaya veya dağılmaya itilecek şekilde kendisinden çekilip alınmasına yarar.
Tek tek insanlar, hatta toplumlar, her biri kendi doğrultusunda, çoğunlukla da birbirine karşı tarzda, kendi niyetlerinin peşinden gider giderken, farkında olmadan doğanın hiç bilmedikleri niyetini tıpkı bir kılavuzu izler gibi izlediklerini ve bu niyetin gerçekleşmesine çaba gösterdiklerini pek düşünmezler.
İnsan hafızası zorunlu olarak unutmayı içeren bir anlatı, öyküdür.
Dijital hafıza duyarsız, neredeyse ölememiş şimdi noktalarından oluşur. Canlılığın zamansallığını oluşturan genleşmiş zaman ufkundan yoksundur. Bu dijitalleşmiş hayatın canlılığını yitirmesine yol açar. Dijitalin zamansallığı bir ölememişin zamansallığıdır.