Abüh Dhrmç

Narsizm'in en temel örneklerinden birisi, ortalama insanın kendi bedenine yönelik tutumunda bulunabilir. Çoğu insan kendi bedenini, kendi yüzünü, kendi şeklini beğenir ve vücudunu yakışıklı başka birisiyle değişmek isteyip istemediği sorulduğunda açıkça hayır der. Daha da aydınlatıcı olanı, çoğu insanın kendi dışkılarını görmekten veya kokusunu duymaktan rahatsız olmaz (aslında bazıları bundan hoşlanır), buna karşılık başkalarınınkine karşı belirgin bir tiksinti duyar. Burada estetik veya başka bir yargının söz konusu olmadı açık; kişinin kendi bedeniyle ilişkili olduğu zaman hoş olan şey başkalarınınkiyle birleşince tatsız olur. Bir başka, ancak daha seyrek bir narsizim örneğini ele alalım. Birisi doktorunu arar ve randevu ister. Doktor, aynı hafta içinde randevu veremeyeceğini söyler ve ertesi hafta için bir tarih önerir. Hasta erken randevuda ısrar eder ve beklendiği gibi acil görüşme isteğini gerekçe göstermek yerine, doktorun bürosundan sadece beş dakika mesafede oturduğunu söyler. Doktor, onun muayenehaneye ulaşmasının çok az zaman almasının, kendi (doktorun) zaman sorununu çözmediğini söylediği zaman da, hasta bunu anlamaz; doktorun ona daha erken bir randevu vermesi için iyi bir nedeni olduğunda ısrar eder. Doktor bir psikiyatristse, önemli bir teşhis gözlemi yapmış olacaktır, yani karşısında aşırı narsist, yani çok hasta bir insan olduğunu anlayacaktır.
Sayfa 66·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Reklam
Sağlıkla delilik arasındaki sınırda yatan özel bir narsizm durumu, büyük güce sahip bazı insanlarda bulunabilir. Mısırlı firavunlar, Romalı Sezarlar, Hitler, Stalin, Trujillo gibi isimlerin hepsi de ortak özellikler sergiler. Bu insanlar mutlak güce (iktidara) ulaşmışlardır; ağızlarından çıkan söz, yaşam ve ölüm de dahil olmak üzere, mutlak konudur; istediklerini yapma konusunda kapasitelerin sınırı yok gibidir. Sadece hastalık, yaş ve ölümle sınırlı tanrılardır. Şehvetlerinin ve güçlerinin sınırı yokmuş gibi davranırlar, bu nedenle sayısız kadınla yatarlar, sayısız insan öldürürler, "gökteki ay'ı" isterler, "imkansızı" isterler. İnsan değilmiş yanılsamasıyla varoluş sorununu çözmeye yönelik bir çaba olmasına karşın, bu bir çılgınlıktır. Bu, çılgınlığa maruz kalan kişinin yaşamında artma eğilimi gösteren bir deliliktir. Tanrı olmaya ne kadar çok çalışırsa, kendini insan ırkından da o kadar soyutlar ve bu soyutlanma onu daha da çok korkaklaştırır, herkes onun düşmanı olur ve sonuçtaki sonuçtaki korkuya dayanmak için gücünü, acımasızlığını, narsizmini arttırmak zorunda kalır.
Sayfa 65·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Derinden aldatılan ve hayal kırıklığına uğrayan kişi yaşamdan nefret etmeye de başlayabilir. Eğer inanacak hiçbir şey ve hiç kimse yoksa, eğer kişinin iyiliğe ve adalete olan inancı aptalca bir yanılsamaysa, eğer yaşamı Tanrı değil şeytan yönetiyorsa, o zaman yaşam gerçekten de nefret dolu olur; kişi artık hayal kırıklığının acısına katlanamaz. Yaşamın, insanların, kendisinin kötü olduğunu kanıtlamak ister.
Sayfa 25·Kitabı okudu

Abüh Dhrmç

, 2026 okuma hedefini ekledi.
2026 OKUMA HEDEFİ
6/30 kitap - %20 tamamlandı
6 kitap okudu
30 kitap
993 sayfa
0 inceleme
23 alıntı
8 günde 1 kitap okumalı.
İnsan temelde kötü ve ahlak yoksunu mudur, yoksa temelde iyi ve kusursuzluğa yatkın mıdır? Eski Ahit, insanın temelde kötü olduğunu savunmaz. Adem ile Havva'nın Tanrıya itaatsizliği günah sayılmaz; bu itaatsizliğin insanı bozduğuna ilişkin hiçbir ipucu yoktur. Tersine, bu itaatsizlik, insanın kendinin farkına varmasının, seçme yetisinin ön koşuludur ve bu nedenle son çözümlemede bu ilk itaatsizlik, insanın özgürlüğe attığı ilk adımdır.
Sayfa 14·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Reklam