Abüh Dhrmç

Davranış biçimi olarak tutarlılık, Vahşi Kadın için olanaksız bir du­rumdur, çünkü onun gücü, değişime uyum sağlaması, yeniliği, dans et­mesi, uluması, hırlaması, derin içgüdüsel hayatı, yaratıcı ateşidir. Tek­ biçimlilik yoluyla değil, ama yaratıcı hayatı yoluyla; tutarlı algıları, ça­buk kavrayışı, esnekliği ve becerikliliği yoluyla tutarlılık gösterir. Vahşi Kadın'ı vahşi kadın yapan şeyin ne olduğunu tek bir şeyle ad­landırsaydık, bu onun tepki gösterme yetisi (duyarlılığı) olurdu. Tepki (response) sözcüğü Latince "ahdetmek, söz verrnek"ten gelir -ve bu onun güçlü tarafıdır. Onun duyarlı ve becerikli tepkileri, yaratıcı güç­ler için tutarlı bir vaat ve ahittir. Bu yaratıcı güçler Duende [tutkunun arkasındaki cin-ruhu], Güzellik, Sanat ya da Dans veya Hayat olabilir. Onun bize vaadi, eğer engel olmazsak, bizi yaşatmaktır. Tamamen can­lı, duyarlı ve tutarlı bir şekilde yaşatmaktır.
Sayfa 218·Kitabı okuyor
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
İnsanların neler yapacağı ya da yapmayacağı önceden bilinmez, beklemek gerekir, zamana zaman tanımak gerekir, zaman hükmeder, zaman, kumar masasında karşımızda oturan oyuncudur ve oyunun bütün kartları onun elindedir, bizler ancak hayatımızı verirsek bir şey elde edebiliriz, kendi hayatımızı,...
Sayfa 322·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
O korkunç yerdeyken o genç kızla aramızda geçen şeyi mi ima ediyorsun, Evet, O benim yanıma gelmişti,bunu unutma, Belleğin seni yanıltıyor,sen onun yanına gitmiştin, Emin misin, Ben kör değildim, O zaman sana yemin ederim ki, Yalan yere yemin etmiş olursun, İnsanın belleğinin böyle aldatması çok tuhaf, Bu olayda bunu anlamak zor değil, fethetmek zorunda kaldıklarımızdan çok,kendini bize kendiliğinden sunanları sahipleniriz,
Sayfa 311·Kitabı okudu
Ölüm her zaman bir zaman meselesi olmuştur,...
Sayfa 298·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Castor'la Pollux iki yarım küreyi aydınlatan aynanın yanı sıra yürüselerdi, kızıl Zodyak'ın, her zaman gittiği yoldan şaşmadığı takdirde, Ayı'lara daha yakın bir yerde döndüğünü görürdün. Neden böyle olduğunu anlamak istersen, bir an zihnini topla da Sion'un ve bu dağın yeryüzünde bulunduklarını tasavvur et, öyle ki ikisinin ufukları bir, fakat yarım küreleri başka başka olsun. O zaman, iyice düşünürsen Phaethon'un kendi zararına olarak üzerinde gitmeyi beceremediği yolun, buradan şu yana yönelirken aşağıda bir başka yana yönelmesi gerektiğini görürsün.
Sayfa 99·Kitabı okuyor