Tanrı hep oradaydı,
ama insanlar arayışlarını sürdürmek zorunda hissediyorlardı. Çünkü yaşamın bir iman gösterisi olduğu gerçeği onlara fazla basit geliyordu.
Acılaşma'nın (ya da Dr. Igor'un tercih ettiği adıyla Vitriol'ün) ana hedefi iradedir. Bu hastalığa tutulanlar her türlü isteği yitirmeye baş-larlar, birkaç yıl içinde kendi dünyalarının dışına çıkamaz olurlar, çün-kü tüm enerjilerini çevrelerine duvar örmeye harcamışlardır. Dış saldırılardan kaçınmak amacıyla, kendi içsel gelişmelerini de sınırlamışlardır. İşe gitmeyi, televizyon seyretmeyi, çocuk yapmayı, trafikten şikâyet etmeyi sürdürürler, ama bunlar hep otomatiğe bağ-lanmıştır ve herhangi bir duyguyla ilişkileri yoktur - her şey kontrol altında olduğu sürece. Zehrin bünyeye yayılmasının yarattığı en büyük sorun, tutkuların -nefret, aşk, umutsuzluk, merak vb.- su yüzüne çıkmasını önlemesidir. Acılaşan insan zamanla hiçbir istek duymaz. Ne yaşayacak ne de ölecek iradeye sahiptir artık, sorunun özü de budur.
Sayfa 159 - Nasıl da çağımızın insanlarını anlatmış dimi :)·Kitabı okudu
Ailende sıkıntı yaşıyorsan,ailende sıkıntı çıkaran ama neden yaptığını bilmediğin davranışlarda bulunan kişi sen isen ve çıkması çok zor gibi görünüyorsa, ebeveynlerinle anlaşamıyorsan yahut da ebeveynsen ve çocuklarınla iyi geçinmek onları anlamak istiyorsan yani station ne olursa olsun o aile hep var olduğu gibi ufak da olsa dünyanın en mükemmel aile üyelerinin (ki yok) bile okuması gereken bi kitap