Beynin sevgiyle ilgili bölümü, çocukluğun ilk dört yılında gelişir. Bu sebeple anne çocuk arasındaki ilk dört senelik ilişki son derece önemlidir. Çocuğun bir bakış ya da dokunuşla bile olsa sevildiğini hissetmesi, bu alandaki hislerinin inkişafına yardımcı olur.
İnsanda, onu içinde bulunduğu anda mutlu ve başarılı kılacak potansiyel vardır; ama o, bu enerjisini dağıtır. Geçmişi “keşke” şeklinde, geleceği “acaba” sorularıyla yaşar; fakat bugün yapılması gerekenleri yapmaz. Onun için bazı filozoflar, mermerin üzerine “bugün” diye yazıp duvara asmışlardır ki, geçmiş ya da geleceğe dağıldıklarında o gün yapmaları gerekenlere geri dönebilsinler…
İnsanın uygun yer ve zeminde öfkesini ifade edebilmesi kendisini rahatlatır. Kişi kimseyi incitmeden, duvara konuşarak ya da yazıya dökerek, bu negatif enerjiyi bilinç altı baskısından kurtarabilir.
Kıskanma, negatif duygular içinde en çok gizlenen ve utanılanıdır. Fakat rahatsızlık duyulması gereken şey, kıskanma değil, onun karşısında gösterilen davranışlardır. Bir insan başarılı birini kıskanıyorsa, bundan utanç duymamalıdır. Çünkü kişinin özen gösterdiği bir değer vardır ve kıskançlık onun, bu değerle ilgili hassasiyetidir. Fakat insan, 'Kıskançlık esnasında yaptığım doğru mu?' sorusunu kendisine ısrarla sormalıdır.