We can have friendships and family and loved ones and community, we can have all of those things. But at the end of the day, we are in this world alone. We came alone, and we are going to leave alone. And in that solitude, if you don't find a connection with Allah, then all these fake connections that you and I have, that are not really based on a relationship with Allah, they will all disappear. They will not last. The façade will dissipate eventually, if not in this life then in the next. So we have to internalize a very powerful reality that Allah has given us: fa-mā ūtītum min shay'in fa-matā' al-hayāt al-dunyā. We treasure all of our relationships so long as, they are
something that is building us towards the
ākhirah.
Kadınların “hüzünlü prenses” olmayı bırakıp “bilge kadın” olmaya ihtiyaçları vardır. Okumak, düşünmek, fikirleriyle var olmak, günümüzün kadınlarının temel görevi olmalı.
Beynin sevgiyle ilgili bölümü, çocukluğun ilk dört yılında gelişir. Bu sebeple anne çocuk arasındaki ilk dört senelik ilişki son derece önemlidir. Çocuğun bir bakış ya da dokunuşla bile olsa sevildiğini hissetmesi, bu alandaki hislerinin inkişafına yardımcı olur.
İnsanda, onu içinde bulunduğu anda mutlu ve başarılı kılacak potansiyel vardır; ama o, bu enerjisini dağıtır. Geçmişi “keşke” şeklinde, geleceği “acaba” sorularıyla yaşar; fakat bugün yapılması gerekenleri yapmaz. Onun için bazı filozoflar, mermerin üzerine “bugün” diye yazıp duvara asmışlardır ki, geçmiş ya da geleceğe dağıldıklarında o gün yapmaları gerekenlere geri dönebilsinler…
İnsanın uygun yer ve zeminde öfkesini ifade edebilmesi kendisini rahatlatır. Kişi kimseyi incitmeden, duvara konuşarak ya da yazıya dökerek, bu negatif enerjiyi bilinç altı baskısından kurtarabilir.