- Zengin çocuklarının gittiği okullar nasıl?
- Yüzde onun gittiği okullar ise genellikle niteliği yüksek yerler. Tabii bunlar çok pahalı, dönemi 25 bin dolar civarında. Son derece lüks binalari ve bir de çok iyi öğretmenleri var. Küçük bir azınlığın çocukları buraya gidiyor.
Ayrım üniversite de devam ediyor. Binlerce üniversitesi var. Ama içlerinden bazıları, Yale, Harvard gibi, bunlar çok özel üniversiteler. Özel liselerden çıkanlar, para aristokrasisi diyebileceğimiz çok zengin kesimin çocukları, bu üniversitesilere giriyor. Çok pahalı üniversitesiler bunlar. Diğer okullardan çıkanlar da, yani yüzde 90, diğer üniversitelere gidiyor. Bunlarda pahalı ama az bir para. Yani büyük bir sınıf ayrımı var.
Sınıf ayrımı ve kastlaşma, bu çok özel üniversiteler içinde bile sürer. Örneğin Yale'de birtakım binalar vardı, eski Mısır anıtları gibi. 30 sene önünden geçiyoruz. Nesye adını bilen çıktı. Ama içini görene daha rastlamadık. Bunlar gizli cemiyetmiş. En meşhurunun adı: " Skull and Bones" , yani " Kurukafa ve Kemikler"... Şimdi, seçkinin seçkini olanların çocukları bu tür cemiyetlerde örgütleniyor. Gizli toplantılar, ayinler vs. Bunların en meşhurlarina, işte biri "Skull and Bones", üye olanlara, en azından yılda 100 bin dolarlık bir iş garanti ediyorlar. Zaten çok varlıklı ailelerin çocukları ama, yine de bu parayı garanti ediyorlar. Yani bu üniversitelere zaten elit zümre giriyor. Fakat bu zümre içinde bile daha ayrıcalıklı bir kesim var.
Bu universitelerden mezun olanlar ve bir de bu gizli cemiyetlere üye iseler, devletin en önemli mevkilerinde, sanayinin tepelerinde yer alıyorlar. Sistem bu. Ben bir ifşaatta bulunuyorum. Sistemin böyle işlediğini ABD'de herkes bilir ve yazar, ortadaki bir seydir bu. Ülkeyi ve ekonomiyi yönetecek elit zümre bu şekilde
Ama kimse kendi dilini kaldırıp atmasın, yerine yabancı eğitimle sömürgecinin dilini koydurmasin. Dil gidince ne beyin kalır, ne ciğer, ne kişilik, ne bağımsızlık.
Bugün Türkiye'de İngiliz okullarının düpedüz şubeleri açılıyor, anaokulundan ilkokula, liseye kadar İngiltere'den öğretmenler getiriliyor, çocuklara İngiltere'den direk ithal İngiliz kitaplarından ( sadece buradan İngiltere'ye giden parayı hesaplayın!!) çeşitli dersler İngilizce olarak veriliyor, beyinleri Hıristiyanlık hurafeleri ve İngiliz hayranlığı ile yıkanıyor. Şu hale bakın ki, bunun için özel okullara tonla para veren özenti veliler, " Türk öğretmen istemeyiz, daha çok İngiliz hoca getirin" diye baskı yapıyorlar. Bu gelen İngiliz de kim? Burada uyuşturuculuk, cinsi sapıklık yapan birtakım zıpırlar! Beyler! İşte Türkiye 1954'te ilk atılan İngiliz tohumuyla ve bacayı saran yardakçı takımıyla bu hale getirilmiştir. Bunun için mi Avrasya'ya örnek olan bağımsızlık savaşı verdik? Onun için mi Atatürk kapatabildiği misyoner okullarını kapattı? Son on yıl en çok eğitimle uğraştı? Bir kaç gün önceki gazete haberi: Sayın Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel Işık İlkokuluna gelmiş, öğrenciler kendisini İngilizce pankartlarla karşılaşmışlar. Gazetede yorum yok, sadece haber. Ben Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyeti'nin bir cumhurbaşkanının bu durumda tepki göstermeyeceğine inanmıyorum. Olamaz. Eğer olsaydı, gerçek solcusu, gerçek milliyetçisi, gerçek Atatürkçüsü " İngiltere Kraliçesi Afrika'da bir İngiliz sömürgesini mi ziyaret ediyor ki, çocuklar ellerinde çiçekler, Welcome Our Beloved Queen diye onu karşılıyorlar?" derlerdi