"....Bunlar her insanın göğsünde taşıdığı şeyin basit birer taklidi yalnızca.Çünkü nasıl gözleriniz görmeye,kulaklarımız duymaya yarıyorsa,insanın yüreği de zamanı algılamaya yarar.Kör bir insan için gökkuşağının renkleri ve sağır bir insan için kuş sesleri nasıl boşunaysa,bütün bir yürekle algılanmayan zaman da öyle boşa gider,kaybolur.Ama ne yazık ki,düzgün çarpmasını bildiği halde kör ve sağır olan nice yürekler vardır."
"Ya kalbim bir gün artık çarpmazsa?" diye sordu Momo.
" O vakit senin için zaman da biter, çocuğum"diye cevapladı Hora Usta."Bunu şöyle de açıklayabiliriz:Zaman içinde günler,geceler ,aylar ve yıllar boyunca geriye doğru giden aslında sen kendinsin. Bir gün çıkıp geldiğin o sihirli kapıya doğru yaşamın boyunca geri gidiyorsun ve sonunda da yine oradan çıkıp gideceksin."
"Ya övür tarafta ne var?"
"İşte orada ,bazen taa içinde duyduğunu söylediğin müziği bulacaksın.Ama artık sen de o müziğin içindeki bir ses olacaksın.
Momo'yu süzdü."Fakat sen bunları henüz anlayamazsın,değil mi?"
"Yoo"dedi Momo,"sanırım anlıyorum"
"Hiç bir zaman sokağında her şeyin nasıl da geriye doğru hareket ettiğini hatırlamıştı ve sordu: " SEN ÖLÜMMÜSÜN?"
"Günlük yaşam içinde çok büyük bir sır vardır.Herkesin bunda payı bulunur ve herkes onu bilir,ama pek az kimse bu konuya kafa yorar.Çoğu kimse onu olduğu gibi benimser ve ona asla şaşırmaz.Bu büyük sır zamandır
Onu ölçmek için saatler ve takvimler yapılmıştır,ama bunlar hiç bir şey ifade etmez.Herkes çok iyi bilir ki,bazen bir saatlik süre insana önür kadar uzun gelirken,bazen de göz açıp kapayıncaya kadar geçip gider.Zamanın bu garip kısalığı uzunluğu,o saat içinde yaşanan olaylara bağlıdır.ÇÜNKÜ ZAMAN,YAŞAMIN KENDİSİDİR.VE YAŞAMIN YERİ YÜREKTİR."
"İnsan caddenin tamamına bakıp hemen bir karara varmamalı.Her zaman adım adım ilerlemeli.Sürekli olarak bir adım sonrasını düşünmeli,bir adım,sonra derin bir nefes,sonra bir süpürge.İşte o zaman hayat zevkli olur.Önemli olan işini iyi yapmaktır.Öyle de olmalı..."