Ölümle karşılıklı oyun oynamaya hikaye anlatmak dahil olursa ne olur? Başrolde Ölüm’ün olduğu bir İhsan Oktay Anar kitabı Efrâsiyab’ın Hikayeleri dili, üslubu, zengin karakterleri ve hikaye içinde hikayecikler şeklinde ilerleyen olay örgüsüyle tam bir Anar kitabıydı benim için.
Korku, aşk, din ve cennet konulu sekiz hikayeden oluşan, hikayelerin anlatıldığı zemin de kurguya dahil edilerek hikaye kitabından romana evrilmiş bu kitapta felsefe, mit ve efsaneler, kültürümüzden çeşitli ögeler bolca yerleştirilmiş. Hikayeleri oluşturan bu dört konu da rast gele değil. Bir insan bilmediği şeyden korkar. Korkuyu gidermek için arayışa girer ki bu dindir. Aradığı şeye kavuşma isteği aşktır. Aradığını bulabilirse bu cennettir. Korkuya, aşka ve dine aşina olup aramaktan vazgeçerse ozaman hepsini kaybeder.
Spoiler başlangıcı
Ölüm, sıradaki kurbanı Cezzar Dede ile bir anlaşma yapar. Bir oyun oynayacaklardır, karşılıklı hikaye anlatma oyunu. Hikayeler anlatılırken bir yandan da ölümün sonraki kurbanı Uzun İhsan’ı arayacaklardır. Böylece korku, din, aşk ve cennet konulu hikayeleri sırayla birbirine anlatırlar. Her hikaye sonunda başka bir mahalleye gidip aradıkları Uzun İhsanı bulurlar fakat her seferinde bir kargaşa çıkar ve Uzun İhsan Ölümün elinden kurtulmayı başarır. Bu mahallelerin isimleri; Selam, Aden, Meva, Elhalid, Makame, Naim, Heyevan, Firdevs.
İlerledikçe farkediyoruz ki Uzun İhsanın Ölümden kaçabilmesi için kargaşa yaratanlar, Ölüm ya da Cezzar Dedenin anlattıkları hikayelerdeki baş karakterler. Yani bu da demek oluyor ki İhsan Oktay Anar, Uzun İhsan ölümden kaçabilsin diye hikayeleri yazıyor. Harika bir deha, mizah ve şenlik.
Cezzar dede en başından itibaren büyük bir teslimiyetle Ölümün yanında dururken Uzun İhsan hep kaçmıştır. Yani Ölüm itaat edenle birlikte