Genellikle 'kafasız' insanların bulunduğu bir taşra kasabasında, akıl hastanesinin tek doktoru olan Andrey Yefimiç, konuşabilecek hayatla ilgili saptamalar yapabilecek tek akıllı insanı hastalarının arasında bulur: İvan Dmitriç.
Andrey Yefimiç başta duyarsız biri gibi gözükse de sonradan düştüğü yanlışın farkına varır. İvan Dmitriç toplumdaki adaletsizliğin, bulunduğu berbat koşulların dillendiricisidir. Ona göre acı çeken kişi yetkindir bu yüzden Andrey Yefimiç ne kadar elit olursa olsun yetkin değildir ve İvan'a ders veremez.
Bu iki kişinin diyaloglarıyla birlikte derin felsefi çözümlemeler, betimlemeler, toplumun çöküntüsü hakkında okuyucuyu sorgulamaya iten teşvikler, düşündürücü konuşmalar peşi sıra gelmektedir.
"Benim hastalığım, yirmi yıldır bu kasabada sadece bir akıllı adam bulmamdan ve onun da deli olmasından ileri geliyor yalnızca. Hasta falan değilim, ama çıkış yolu olmayan büyülü bir labirente düştüm..."
5. ve 6.sınıflar için eşi bulunmaz bir eser. Sayısız ödül alması da bunu doğrular nitelikte. Zaman süzgecine girdiğinde her şeyin değişebileceği, yaratıcı bir çocuk tarafından ispatlanmış. Bu değişim kalem sözcüğünün 'Findel' olarak kullanılmasıyla devam etmiş. Bu yeni ve anlamsız gelen sözcük zamanla dile yerleşmiş, eskisini unutturmuş. Sözcükler bu kitaptaki örnek gibi zamanla değişebilir. Özünde dil canlı bir varlıktır.
4. ve 5. sınıf ögrencilerine tavsiye edilebilecek bir kitaptır. Anadolu kültür miraslarından olan Hasankeyf'in sular altında kalma tehlikesi konusunda bilinç oluşturmak amacıyla yazılmıştır. Öğrenciler keyifle okuyacaktır.
Victor Hugo'nun amacı idam cezasının karşısında duran bir kamu oluşturmaktı. Amacına bu eserle ustalıkla ulaşmıştı. Ayrıca eserdeki mahkûmun hangi suçu işlediği de belli değildi. Bu şekilde Victor Hugo suç ne olursa olsun cezası idam olmamalı msjını vermiş olsa gerek.
Özel bir kültür birikimiyle yazılan harika bir kitap. Osmanlı dönemine gidip musiki ile yoğurulmuş. Postmodern anlayışla yazılan eserleri sevenler okumalı.