Emre İliş

Dua
Her geçen gün duanın bir ihtiyaç değil, bir zaruret olduğunu daha iyi anlıyorum. Dualarınızı eksik etmeyiniz.
1000Kitap
Heلin isimli okura yanıt verildi
Emre İliş
Bu ileti atarken aklımdan geçen ayet... İnşallah😊
Reklam
Ahlak üzerine notlarım
İnsanlar bazen "Huyum, mizacım, ahlakım, yapım böyle." derler. Bu telakki toplumda oldukça yaygındır. Çoğu kimse kendini değiştirmeme eğilimindedir; adeta değişime kapalı olduğuna inanır. Lakin Peygamber Efendimiz'in "Ahlakınızı güzelleştiriniz." hadis-i şerifi bu anlayışla taban tabana zıt değil midir? Eğer ahlak ve mizaç katiyen değişmez bir halde olsaydı, Efendimiz neden böyle buyursun? Buradan şu hakikati anlıyoruz: Ahlak tebeddül edebilir. İnsan "neyse o" kalarak göçüp gitmez. Evet, fıtratımızda sabit kalan bazı has tavırlarımız vardır; lakin terbiye ile tekemmül eden kısımlar da mevcuttur. Kötü ahlaklı bir insan ebediyen kötü kalacak olsaydı, bu durum İslam'ın fıtrat nizamına ters düşerdi. O vakit, "Her doğan çocuk, İslâm fıtra­tı üzere (temiz ve günahsız olarak, tevhîde meyilli bir şekilde) do­ğar. Da­ha son­ra anne ba­ba­sı onu kendi inanç­la­rı­na gö­re ya Hris­ti­yan, ya Ya­hudî ya da Me­cû­sî ya­par." sırrı nerede kalırdı? Bir de kötü ahlaklı birini kınamak pek doğru bir hal değildir. Bunun hikmeti temelde şu üç esasa dayanır: 1. "Ya o insan bir gün değişirse?" düşüncesi, 2. "Ya bu kınadığım hal benim de başıma gelirse?" endişesi, 3. "Onu yargılamak bizim haddimize mi?" şuuru. Eğer ahlak hakikaten değiştirilemez olsaydı, birinci madde temelden çürürdü; zira bu imkan dahilinde dahi olmazdı. İkinci madde ise daha ziyade insanın kendini koruma güdüsüyle, tabiri caizse nefsin bencilliği üzerine bina edilmiştir. O halde birini kınamaktan imtina etmemizin asıl gayesi, Allah'a karşı hadsizlikten sakınmak olmalıdır. Ancak bunu yalnızca bu niyetle yapmadığımız da aşikârdır.
Havvanur Özden isimli okura yanıt verildi
Emre İliş
Havvanur Özden Teşekkür ederim 😊
Ahlak üzerine notlarım
İnsanlar bazen "Huyum, mizacım, ahlakım, yapım böyle." derler. Bu telakki toplumda oldukça yaygındır. Çoğu kimse kendini değiştirmeme eğilimindedir; adeta değişime kapalı olduğuna inanır. Lakin Peygamber Efendimiz'in "Ahlakınızı güzelleştiriniz." hadis-i şerifi bu anlayışla taban tabana zıt değil midir? Eğer ahlak ve mizaç katiyen değişmez bir halde olsaydı, Efendimiz neden böyle buyursun? Buradan şu hakikati anlıyoruz: Ahlak tebeddül edebilir. İnsan "neyse o" kalarak göçüp gitmez. Evet, fıtratımızda sabit kalan bazı has tavırlarımız vardır; lakin terbiye ile tekemmül eden kısımlar da mevcuttur. Kötü ahlaklı bir insan ebediyen kötü kalacak olsaydı, bu durum İslam'ın fıtrat nizamına ters düşerdi. O vakit, "Her doğan çocuk, İslâm fıtra­tı üzere (temiz ve günahsız olarak, tevhîde meyilli bir şekilde) do­ğar. Da­ha son­ra anne ba­ba­sı onu kendi inanç­la­rı­na gö­re ya Hris­ti­yan, ya Ya­hudî ya da Me­cû­sî ya­par." sırrı nerede kalırdı? Bir de kötü ahlaklı birini kınamak pek doğru bir hal değildir. Bunun hikmeti temelde şu üç esasa dayanır: 1. "Ya o insan bir gün değişirse?" düşüncesi, 2. "Ya bu kınadığım hal benim de başıma gelirse?" endişesi, 3. "Onu yargılamak bizim haddimize mi?" şuuru. Eğer ahlak hakikaten değiştirilemez olsaydı, birinci madde temelden çürürdü; zira bu imkan dahilinde dahi olmazdı. İkinci madde ise daha ziyade insanın kendini koruma güdüsüyle, tabiri caizse nefsin bencilliği üzerine bina edilmiştir. O halde birini kınamaktan imtina etmemizin asıl gayesi, Allah'a karşı hadsizlikten sakınmak olmalıdır. Ancak bunu yalnızca bu niyetle yapmadığımız da aşikârdır.
Havvanur Özden isimli okura yanıt verildi
Emre İliş
Katkınız için teşekkür ederim, 'herkesin kendi renginde güzelleşmesi' hakikaten çok yerinde ve zarif bir tespit. Benim yazıda eleştirmek istediğim husus da insanları tek tipleştirmekten ziyade toplumda ahlak ile mizacın birbirine karıştırılmasıydı. Bazen insanlar düzeltmeleri gereken ahlaki zaaflarını (örneğin kırıcılığı, öfkeyi, kibri) benim yapım/mizacım böyle diyerek dokunulmaz kılıyorlar ve değişime tamamen kapanıyorlar. Mesele herkesi aynı kalıba dökmek değil fıtratın getirdiği o özgün rengi ve dinamizmi bozmadan üzerindeki ahlaki kirlerden arındırıp parlatmaktır. Zaten Efendimiz'in de muradı insanın fıtri zenginliğini yok etmek değil onu en güzel haline ulaştırmaktır.
Sınav Süreci
Yarından itibaren yoğun bir sınav sürecine giriyorum. Bu yüzden bir süreliğine kitaplarla ve 1k ile eskisinden daha az hemhal olucam maalesef:( Dualarınızı beklerim. Şimdilik hoşça kalın.
Hayata Dair
Esra isimli okura yanıt verildi
Emre İliş
Teşekkür ederim 😊