Bırakalım düşünme diyelim düşünmenin söz konusu olmadığı yerde, ve bırakalım akıl diyelim asla aklın olamayacağı yerde, bırakalım asla söz konusu olamayacak bütün kavramlar söz konusu olsun.
Düşünmek ve gittikçe daha büyük ve gittikçe daha büyük bir yoğunlukla ve gittikçe daha da büyük bir pervasızlıkla ve gittikçe daha da büyük bir bilgi fanatizmiyle, diyor Oehler, ama bir an bile çok o kadar ileri düşünmemek.
İnsanların çoğu, yüzde doksan sekizi, diyor Oehler, ne soğukkanlı düşünceye ne de keskin zekâya sahiptir ve zekâları bile yoktur. Bugüne kadarki tarih bunu kanıtlamıştır kuşkusuz. Nereye baksak ne soğukkanlı düşünce ne de keskin zekâlılık görürüz, diyor Oehler, her şey soğukkanlı düşünceden ve keskin zekâdan yoksun ve akıldan da yoksun, devasa, tüyler ürperten uzun bir tarihtir.
Çünkü düşünülen her şey gereksizdir. Doğanın düşünme gereksinimi yoktur, diyor Oehler, bir tek insan kibirliliği düşüncesini sürekli doğanın içine düşünür.