Vazgeçmek ne istemek ne de istememektir, çünkü istememek de aslında bir istektir! İnsan vazgeçtiği an, huzuru bulur. Elde var üç! Neymiş? İradene tabi olmayan isteklerden vazgeçmelisin!
Hiç kendine güvenmeyi denedin mi?
İrdeledin mi peki, kendine güvenme sebebini?
Güzelliğine güvendiysen yücelttin bedenini;
Zihnine güvendiysen de şişirdin egonu, kaybettin akıl sıhhatini!
Nasıl ki güzel bir filmi birkaç kez izlemenin, harika bir müziği tekrar tekrar dinlemenin ve tanrıça kadar muhteşem güzelliğe sahip bir kadını defalarca öpmenin bir mahsuru yoksa, etkileyici bir sözü iki kez söylemenin de bence hiçbir sakıncası yoktur. O yüzden yüksek müsaadenle ilk alt bölümdeki şu sözlerimi tekrar edeceğim: Bir şeyi anlamak için önce onun zıddını kavramak gerekir, iki zıt arasında gidip gelindiğinde o yolda anlaşılmayan ve görülmeyen hiçbir şey kalmayacaktır; acı ve nefret hissedilmeden mutluluk ve sevgi, düşüş olmadan yükseliş, kriz çıkmadan da fırsat var olamaz, yanlış yapmadan da doğru bulunamaz.