"Zaman bilindiği gibi bazen kuş gibi uçar, bazen de solucan gibi sürünerek geçer. Ama insan en çok zamanın
ağır mı , yoksa çabuk mu geçtiğini fark etmediği vakit kendisini iyi hisseder."
"Bir defa, insanları tanımak için onları sınamak diye bir şey vardır. İkincisi, size şunu söyleyeyim ki, ayrı ayrı
insanları incelemek için çaba sarf etmeye değmez. Bütün
insanlar, ruh bakımından olsun, vücut bakımından olsun, birbirlerine benzerler. Hepimizin beyni, dalağı,yüreği, akciğerleri aynı biçimde yapılmıştı. Manevideğerler denilen özelliklerimiz de hepimizde aynıdır. Küçük ayırımların bir önemi yoktur. Başkalarını tanımak
için bir tek insanı tanımak yeter, insanlar tıpkı ormandaki ağaçlar gibidir. Hiçbir bitki bilgini, ayrı ayrı her ağaç , diyelim akkavağı, teker teker incelemeye
kalkmaz."
"Bütün bunlar neredeydi? Genç kız onun karısı olmuştu. Kendisi de pek az insana nasip olacak mutluluğu yakalamıştı. "O ilk anlar neden sürekli kalmıyor ? Neden ölmeyen, sona ermeyen bir ömürleri olmuyor?" diye düşündü."