ibkyayınevi

ibkyayınevi
Yazar Şair Seslendirmen Editör Yayıncı Öğretmen
yazar/yayıncı/seslendirmen/şair
Sosyal hizmetler uzmani
Samsun
istanbul
52 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
. En sevdiğim bu uzun sarı saçlarıydı, beni öperken bu saçlarla oynamaya bayılıyordum. Kulağıma fısıldamalarına bayılıyordum, beni etkilemenin yolunu ne kadar da iyi bili- yordu. Kafe de iken dikkat bile etmemiştim kadından dolayı. En sevdiğim petrol mavisi gömleği üzerindeydi, çam ağaçlarını anımsatan bu parfümünün kokusu beni alıp bulutların üzerinde gezdiriyordu, yavaş adımlarla odamın kapısına kadar geldik ama dudaklarından ayrılmak bile istemiyordum. Bir, iki, üç ve gömleğini çıkarmıştım. Gözlerinden gözlerimi alamadan en çok da bu pürüzsüz vücuduna bayılıyordum. Tüyden nasibini almamış göğüslerine, altında oluşan kaslara, sadece senin için varım diyebildi. Elbisemi çıkarırken vücudumdan kayıp da yere düştüğünde, sıranın sutyenimde olduğunu düşünsem de dudaklarımı serbest bırakıp boynumda minik minik öpücüklerle daireler çizmesi, ellerinin sutyenimin çevresinde gezdirse de çıkarmıyordu, benimle küçük oyunlar oynamayı hep sevmişti. Ah Kağan beni benden alan bu adam yatakta uzman olduğu kadar ikili ilişkilerde de iyi olsa keşke. Önümde eğildiğinde en çok da bundan utanıyordum işte, kasıklarımda gezerken dudaklarını tüylerimin üzerinde gezdirmesi, sıcak nefesini üflemesi, hem de gözlerini kaçırmadan beni izlemesi. Yüzüm kızarsa da zevk almamam imkânsızdı. Parmaklarımı saçlarına dolamıştım. Onun da kendine bile itiraf edemiyor olsa da en sevdiği şeydi saçlarını okşayan bir bayan. Bacaklarımı biraz daha ayırmıştı, bu halde topuklu ayakkabıların üzerinde beklemek hem zordu hem de karşı tarafı aşırı derece tahrik ediciydi. Parmaklarını yavaşça kalçalarımda gezdirip diz kapaklarımın arka kısmıyla oynamaya başladı
Sayfa 19 - tilki yayınevi·Kitabı okudu
Reklam

ibkyayınevi

, bir kitap okudu
10/10
·174 syf.·
Beğendi
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2020 12:21
·
2020 1. kitabı
Behiye Ayrıç
8.9/10 · 21 okunma
Yüzü acı ile gülümseyen kadınların romanı
Ellerim sinirden titriyordu, vücudumun buz gibi olduğunu fark et- tim. Telefonumu öfkeyle kapattım. Annem de büyük ihtimal bu ha- reketime kızmıştı ama yapacak bir şeyim yoktu. Hayatta her olana müdahale edemezdim. Bu evren benim kurallarım doğrultusunda dönmüyordu. Genç bir kadındım. Normal bir insanın nasıl hayatı- nı devam ettirmek için yemek yemeye ve paraya ihtiyacı varsa benim de aşka ihtiyacım vardı, sevilmeye, şefkate muhtaçtım. Sürekli stres- le boğuşan bedenim bu duyguları artık daha çok tatmak istiyordu. Dolaptan bir bardak taze sıkılmış meyve suyu doldurdum kendime. Sigaramı yakıp camın kenarına geçtim, çiseleyen yağmur gerçekten izlemeye değerdi. Gecenin karanlığında yağmurun cama vuruşu bu ses bile bir dirhem de olsa rahatlatıyordu beni. Biraz camı açtım, derin bir nefes aldım. Minik kedim Sara, ayaklarımın altında sahi- bini mutlu etmek istercesine sevimli dairesel hareketler yapıyordu. Biraz kırgın, biraz umutla tebessüm ettim. Eğilip tüylerini okşadım, ellerimi boynunda gezdirdim, buna bayılırdı, gözlerini kısar mini- cik ağzını bükerek açardı. Ne zaman canım sıkkın olsa ya ayakları- mın altında dolanır ya da yatağımın ucuna kıvranırdı. Keşke insan- lar da sizin kadar duyarlı olsa diye mırıldandım. Telefonumu elime aldım, bir-iki kere ulaşmaya çalıştım ama kapalıydı, sesli mesaj bı- raktım, umarım gördüğünde ilk beni arardı. Çevredeki evlere bak- tım, kimisi çok katlı siteler kimisi iki katlı müstakil evler, hepsinin ışığı yanıyor, nokta gibi gözüküyorlardı. İçlerinde yaşayan insanları düşündüm. Kimi bir iş adamının metresiydi, adam eve daha rahat girip çıkabilmek için almıştı o evi. Kimisi de dişinden tırnağından biriktirerek, çoğu ihtiyacından feragat ederek, almıştı evini. Kimi- nin şu an bir cenazesi vardı, ağlıyordu, bundan sonra hayatının
Edebiyat
Kadınlara ithafen yazılmış bir aile romanı
Dünya bir hayaldi ve hızla ilerliyordu. Gelecek diye sabırsız- lıkla beklediğimiz günler geçmişe karışıyordu bile. Hayalini kurmaya bile çaba göstermediğim bir ütopyaya sahiptim. Kuş- kuydu insanın gözlerini kör eden yine aynı kuşku gerçeklerin izini süren. Yıllarca önümde duran ama geriye attığım kâbus- larımdı ilk izlerim işte böyle yola çıkmıştım ve öğrenmiştim örselenmek kelimesinin anlamını. Bir yanlışın kaç doğruyu mahvettiğini. Kaç hayata bedel olduğunu. Bu eserim var oldukları halde gözükmeyen, baskı ve zulme uğrayan, Tecavüz ve istismara karşı korunaksız kalan kadınlarımıza ithaftır.
1000Kitap