Merve Demir

Merve Demir
Dm'ye bakmıyorum
Reklam
Bir dönem göz kamaştıran bu çocuk terbiye yöntemi, birçok Batılı gözlemcinin de dikkatini çekmiştir.Anadolu Pedogojisi'ni yerinde gözlemlemek üzere Anadolu topraklarında gelmişlerdir. Bunlardan biri,A.Ubicini'dir: "........Çocuklarını bundan daha fazla sevgi,itina ve şefkat içinde yaşatan bir memleket bilmiyorum. İşin garibi,bütün bu şefkatle ihtişamın annelerden çok ,babalar da derinleşmiş olmasıdır. Cuma günleri(Cuma,Osmanlı 'da tatil günüdür) veya bir bayram günü, Osmanlı Türkü 'nün, çocuğunun elinden tutup sokakta gezdirmesi,adımlarını çocuğunun adımlarına göre ayarlaması,çocuğunun yorulduğunu görünce onu omzuna alması veye bir aralık dinlendiği kahve peykesinde yanına oturtup,en derin şefkatle konuşarak çocuğun bütün hareketlerini dikkatle takip etmesi görülecek şeydir. " Adımlarını çocuğun adımlarına uyduracak derecede çocukla hemdem olmuş Anadolu insanının ruh halini,Batılı bir gözlemci hayranlıkla aktarıyor. Aslında bu,bugünkü pedogojinin aradığı baba modelinin fotoğrafıdır. Bu göz kamaştıran model,Anadolu topraklarında mükemmel insanların yetiştirilmesinde uygulanan modelin bizzat kendisidir.
Sayfa 17 - Timaş
1000Kitap
Batı dünyası, çocuk ruhu ile yirminci yüzyıldan sonra çok ciddi olarak ilgilenmeye başlamış olsa da, Anadolu topraklarında son dönem hariç olmak üzere yüzyıllarca göz kamaştırıcı bir çocuk eğitimi sistemi uygulandığı bir gerçektir. Öyleki,tarihçiler dünya üzerindeki ilk ve tek çocuk merkezli devlet olarak Osmanlı Devletini tarif etmektedirler. Üniversitelerimizde pedogoji bölümleri kapansa da, ülkemizde pedagoglar yetişmese de, Osmanlı'nın pedogojideki hedefi, 'her eve bir pedegog ' idi. Nasıl ki bugün çocuk eğitimi konusunda uzmanlaşmış kişiye, "Pedegog " deniliyorsa, Osmanlı'da da bu işi profesyonel olarak yapan kişilere, "Mürebbi"(bayanlara da "Mürebbiye") denilirdi.Mürebbi veye mürebbiyeler, çocuk terbiyesinde anne-babalar büyük destek oluyor, onların yanılıp da yanlışa düştükleri her hususta, hemen yakınlarında bulunuyorlardı. Bu sebeple; her dönemde bu bereketli topraklarda dev çınar ağaçlarının yükseldiği gibi, Alparslan'lar,Ertuğral' lar, Osmanlar,Fatih'ler,Yavuz'lar tarihin altın sayfalarına isimlerini yazdırmışlardir.
Sayfa 16 - Timaş
1000Kitap
1982 yılında Öğretim Kurumu(YÖK) tarafından alınan bir kararla Türkiye 'deki üniversitelerde Pedogoji bölümleri kapatılmıştır. Bunun yerine Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR)bölümleri oluşturulmuştur. Halbuki PDR gibi gerekli olan bir dalının üniversitelere ihdas edilmesinin Pedogoji bölümlerinin kapatılmasıyla uzaktan yakından bir ilintisi olamaz.Zira Pedogoji ayrı bir bilim dalı, Psikolojik Danışmanlık ve Rehber Öğretmenliği ayrı bir bilim dalıdır.
Sayfa 15 - Timaş
1000Kitap
Çocuk eğitiminde özellikle Batı kaynaklı modeller,kitap ve uzman görüşleri oldukça yaygındır. Üzülerek görmekteyiz ki,ülkemizde özellikle son yüzyılda çocuk ruhundan oldukça uzaklaşılmış nezaket ve zarafet içindeki anneler gitmiş, yerine cinnet nöbetlerine kapılmış anneler gelmiştir.Evin beyefendisi babalar gitmiş, "Çocuk terbiyesi sana aittir hanım! diyerek kendi çocuğundan kaçan babalar gelmiştir. Bundan daha da acı olanı, -bir zehrin,insan bedenine sızıp,o insanı ince ince zehirlemesi gibi-bir dönem örnek insan yetiştirme modeli olan Anadolu Pedogojisi'nin içine garip bir zehrin sızmaya başlamasıdır. Hatta bu zehir,deyim ve atasözlerine kadar girmiş, ruh bozucu ifadeler normal olarak algılanmıştır. Rica ederim siz söyleyin ; 'kazak erkek,' 'Osmanlı tokadı, '"Kızını dövmeyen dizini döver, "Kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin" gibi insanlık dışı ifadelerin Mevlana'ların yetiştiği, Yunusların gezindiği topraklarla ne ilgisi olabilir?
Sayfa 14 - Timaş
1000Kitap