Kitabı bitirdikten sonra yorum yazabilmem için kendime biraz süre tanımam gerekti. Bu süre kitabın bana ne hissettirdiğini anlamaktan ziyade, hislerimi buraya nasıl dökeceğimi düşünmek içindi. Şu kısacık konukluk. Adı gibi gerçekten çok kısa. 136 sayfa ve 23 bölümden oluşan bu kitap, 6 şubatta yaşamış olduğumuz depremde ailesini kaybeden yazarımızın yaşadıklarını ve hislerini anlatıyor. Kitabın kısalığına nazaran insanın içinde bıraktığı his bu sayfa ve bölüm sayısına sığamayacak kadar fazla. Acıyı, üzüntüyü iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Olayları sanki birebir yaşıyormuş gibi hissediyorsunuz. Hatta o kadar ki "Sesimi duyan var mı?" diye sordukları her yerde ben bile nefesimi tutup öyle okudum. Çoğu yerde boğazım düğüm düğüm oldu ve gözyaşlarımı tutamadım, acılarına ortak oldum. Tabi okuduklarımın bizzat yaşanmış şeyler olduğunu bilmenin ağırlığı da kitabı daha bir içselleştirerek okumamı sağladı.
Herkesin okumasını tavsiye edeceğim kadar güzel ve derin bir kitaptı..