Mato'nun çizimleri kesinlikle muhteşem ve hikayeyi mükemmel bir şekilde tamamlıyor, her duygusal nüansı güçlendiriyor.
Beni gerçekten şaşırtan şey, anlatının derinliğiydi.
Açıkça belirtilmese bile, başından itibaren neler olduğunu hissediyorsunuz. Hikaye yadsınamaz bir şekilde üzücü, ancak bence asıl amacı, en acı dolu anlarımızda kendimizi karanlığın tüketmesine izin vermememizi hatırlatmak. Bu mesaj inanılmaz derecede güçlü, özellikle de tasvir ettiği zor koşullar göz önüne alındığında.
"Benim adım Jizo. Artık tek başına değilsin." :')
Severek okuduğum, âdeta akıp giden bir manga. Eğer seri değil de grafik roman seviyorsanız tam size göre. Yazar konuyu yalın bir şekilde işlemiş, bir noktaya kadar merakı kamçılamış. Çizimler çok yumuşak ve kurgudan bağımsız olarak kendini sevdiren cinsten.
Aşağıda SPOILER vardır, aman dikkat:
Budist inancına dayanan konu, kitabın sonunda beni tatmin etmedi. Çünkü baş karakterimiz ufacık bir çocuk ve ruhu doğaüstü bir canavar tarafından yok edilmekle tehdit ediliyor. Normalde kendi inancımdan dolayı çocukların masum ve günahsız, dolayısıyla cennetlik olduğuna inanırım. Fakat bu kitapta neden yok edilme öznesi hâline geliyor, hiç açıklamıyor. Ortada salt kötüleşmiş kötü bir ruh var ve çocuğumuzu koruyan bir jizo. Velhasıl Budist inancına dair bilgim olmadığı için de havada kalıyor bu kısım. Ama jizonun ortaya çıkışı beni çok duygulandırdı. Kitapta anne-evlat ilişkisinin dünya dışında da devam ettiğini anlatması dokunaklı sahnelerin ortaya çıkmasını sağlamış.
Daha fazla içerik için yazı defterimi ziyâret edebilirsiniz:
zevcimen.wordpress.com/kitaplar
"Uzak durmamız gereken bir dünya var Yıldız olmayan bir yerde."
"Her zaman yollarını bulabilsinler diye onlar için bir ışığı yanık bırak. Işık bulamıyorsan da o ışık sen ol."
Aki bir gün kaybolur. Evinin yolunu bulamaz ve yolunu hatırlayamaz. Yolunu kaybetmiş olan bu çocuğa kim ışık olacaktı?
Son zamanlarda manga okumak bana ayrı bir keyif veriyor. Ancak çoğu manga uzun serilerden oluşuyor. Bu yüzden bana takip etmek ve okumak çok zor geliyordu. Bu tarz daha kısa hatta tek ciltlik mangaları hep daha çok seviyorum.
Kitaba başlarken beğeneceğimi düşünmüştüm ve öylede oldu. Genel olarak beğendim. Çizimleri güzeldi. Konusu ile biraz budizm inancına yönelikti. Açıkçası benim düşünce yapıma tamamen ters bir inanış ile ele alınmıştı yine de verdiği mesaj nedeniyle beğendim. Ancak mesaj benim için her ne kadar güzel olsa da bir çocuğun okuyabileceği türden bir manga olduğunu düşünmüyorum. Biraz korku barındıran türden bir mangaydı.
Genel itibariyle güzel bir mangaydı. Çizimleri güzeldi, verdiği mesaj güzeldi. Sonu da beklediğim gibi bitti. Tek ciltlik bir Manga okumak istersiniz kesinlikle tavsiye ederim.
Uzun zamandır bu kadar duygulu anlamlı bir kitap okumamıştım çok güzel bir kitap herkese önerimdir çok beğendim alın aldırın okuyun çocuğunu kaybetmiş annelere bir nebze teselli olur
Oldukça kısa, öz ve harika bir kitaptı. İlk manga okuma deneyimim olmasına rağmen devamının gelmesine bir nevi vesile olacak derecede sevdim. Hem mutluluk hem de minik bir buruklukla okudum ve sonu için de aynı şeyi düşünüyorum. Hangisini hissetmem gerektiğine çokta karar veremedim doğrusu. İçinde kendime ait o kadar güzel sözler buldum ki bu beni kitaba çeken diğer bir etmendi de diyebilirim. Eğer siz de benim gibi mangaları merak ediyor ve denemek istiyorsanız kesinlikle ve kesinlikle bunu önerebilirim.
Yazarın diğer kitabından çok daha iyi bir hikayesinin ve çiziminin olduğunu düşünüyorum. En azından öbür hikayeye göre hikayede biraz da olsa derine inilmiş. Ayrıca diğer kitaba nazaran daha okunabilir ve akıcı.
Hikaye anlatımı gizem unsuru korku teması çok güzel aslında sadece benim beklediğim derinlikte değil bı devamliligi yok gibi aynı şeyleri sürekli görüyormuşum hissi vardı.Bunun dışında çizimleri çok sevemedim yine de alınıp bakılır
Benim hoşuma giden bir manga oldu. Oldukça merak uyandırıcı. Beni bir miktarda duygulandıran bir manga oldu. Çizimler oldukça güzel ve detaylı. Ben mangayı herşeyiyle beğendim.
#jızo
BAZEN İNSANIN DOĞRU YOLU BULMASI İÇİN YARDIMA İHTİYACI OLUR…
Yolunu kaybetmiş bir çocuğa ışık olan, ve onu ait olduğu yere ulaştırmaya çalışan bir çocuğun hikayesi Jizo..Aki kendini sokakta yapayalnız hissediyor. Çünkü yolunu kaybetmiş durumda. Ve etrafındaki kimse onu dikkate almıyor. Herkes kayıtsız gibi.
Olduğu yere nasıl geldiğini bilmiyor, evinin yolunu hatırlamıyor ve kendini korkmuş hissediyor. İşte tam da bu anda karşısına tuaf bir çocuk çıkıyor. Ve onu farkediyor.
Jizo Aki’nin halini görünce ona yardım etmek istiyor. Ama Aki tanımadığı bu çocuğa güvenmiyor ve yardımını reddediyor. Jizo yine de vazgeçmiyor. Yolunu bulmasında ısrarla yardım edeceğini söylüyor. Ne kadar sevimli ve güler yüzlü olsada Jizo, Aki güvenmekte zorlanıyor. Özellikle bir cadı, akşam karanlığında çocukları avladığından beri…
Bu mangayı yazarın bir diğer eseri olan Ningyo'yu okuyup "Bu yazardan daha fazlasını okumaya ihtiyacım var!" Diyerek aldım ve tek oturuş yapıp bitirdim. İki manga da birbirine kurgu olarak olmasada ana fikir olarak çok benziyorlar. Mr. Tan eserlerinde sevgiyi ve umudu vurgulamayı çok seviyor ve bu bileşenleri çok çok güzel bir kalemle kullanmayı da başarıyor.
(Eserin sanatçıları çizeri olan Mato ve senaryo yazarı olan Mr. Tan)
Evinin yolunu kaybeden Aki'yi panellerde ilk görüşümde arkadaşları tarafından dışlanan bir çocuk olduğunu düşünmüştüm. Önünde ki boş alanda top oynayan bir kaç çocuk vardı ve kendisi ağlamaklı bir halde bankta oturuyordu. Daha sonra yanına Jizo adlı bir çocuk geldi ve ona evinin yolunu kaybettiğini söyledi. Jizo ona yardım edeceğini söyledi, ama ona hangi konuda yardım edecekti? Aki evinin yolunu gerçekten kaybettiği için mi bulamıyordu?
Aki olanlara bir türlü anlam veremiyordu, ne ışığın ulaşamadığı yerlerde bile farkedilecek kadar karanlık olan yamyam bir cadının varlığına, ne de havanın yeni gündüz olmamışçasına yeniden kararmasına, ne de insanların onu duymayışına.
Toplam 2 eserlerine bakıldığında bu yazar ve çizerin birlikte çalışıyor olduklarını düşünüyorum. Kalemlerinden ve çizimlerinden daha fazla eser okumak istiyorum.