Merhabalar,
kitabın konusunu değilde, kitap hakkında ki düşüncelerimi size anlatacağım.
öncelikle, kitabın akıcılığı çok iyi hemen sizi içine çekiyor. Basit bir dili var okurken sıkılmazsınız. Konusu ise değişik yani merak uyandırıcı acaba ne olacak diye meraklandırıyor sizi. Sanırım beni en çok şaşırtan olayları erkek karakterimizin ağzından okumak oldu, ilk defa böyle bir kitap okuyorum bu yüzden çok merak etmiştim. Olayları erkek karakter tarafından okumak bana çok cazip geldi çok merak ediyordum da.
Ama büyük bir merak ve istekle okuduğum kitap beni çokta tatmin etmedi.
Bazı sahnelerin hep kendini tekrar ediyormuş hissine kapıldım, karanlık ve gerilim dolu bir temaya sahip ama ben resmen hiç gerilmedim, tam gerilmeye başlıyordum bir anda gerilim dolu ortam yok oluyordu. Gerilim beni zirveye çıkartamadı hep ortada bıraktı.
Harise neden süsen çiçeğinin işlediğini çok merak ediyordum ve yazarın onu açıklamasını da bekledim açıkçası ama açıklamadı, umuyorum ki 2. kitapta açıklar.
Karmene geleceksek bu karakter bir tek benimi bu kadar çıldırttı merak ediyorum. Karmenin sahnelerini okurken resmen çıldırma eşiğine geldim, tamam anlıyorum zor bir çocukluk geçirdi, çok ağır ilaçlar kullandı, bunlara asla bir şey diyemem. Harise karşı olan sevgisinide bir nebze anlayabilirim, ama o kadar. Harisin ona o kadar zarar vermesine rağmen inatla bunu reddetmesi, "Hayır o bana zarar vermek istemedi." demesi beni delirtti.
Her defasında, "beni seven bir tek o var, sadece o beni seviyorum, benim ondan başka kimsem yok." demesi kesinlikle Ezele haksızlıktı. Ezel ona bu kadar iyi, şefkatli ve severek yaklaşması, onun iyiliğini düşünmesi, karmen için kendini hep tehlikeye atması.. yani daha ne olsun anlamadım ben, kendini hep karmen paralayan Ezel, ama karmen için onu seven tek bir