Merhabalarr
Spoiler vermemeye çalışarak sizlere kitap hakkındaki düşüncelerimi anlatmaya çalışacağım.
Öncelikle, yazarın anlatım şeklini hiç bana göre değil bu yüzden hiç sevmedim. Resmen her olayın sonunda yazar, onu o zaman anlamadım ama şimdi çok iyi anlıyorum, o zamanlar ne demek istediğini anlamadım hiç sorgulamadım, keşke sorgulasaydım en azından gerçekleri bu kadar kötü bir şekilde öğrenmezdim. Falan diyor, ve ben bu anlatım şeklinden nefret ediyorum. Sanki kitabı bitirmemiz için bizi merakta bırakmaya çalışıyor yazar. Çoğu yerlerde yazar bizimle iletişim kurmaya çalışmış, örneğin; beni anlıyorsun değilmi? Bana kızıyorsun belki ama işte şu şöyle idi falan hep biz onu yanlış anlamayalım diye kendini birçok kez açıklamaya çalışıyor. Ve bu benim hiç hoşuma gitmiyor. Bizler kitabı Okurken zaten çoğu şeyi anlıyoruz, yani demek istediğim bize bu kadar ve resmen hep aynı açıklamayı yapması gerekmiyordu. Ve bu kitapta bazen gereksiz anlatımlar oluşturuyordu. Bilmiyorum yazarın ilk kitabımı, umarım ilk kitabıdır ve diğer kitaplarından anlatımını çokk daha iyi bir hale getirmiştir.
Işıl'ın bazı hal ve hareketleri bana o kadar mantıksız ve saçma geliyordu ki, resmen kitabı okurken kafayı yiyordum. Niye böyle yaptın, niye bazı şeyleri anlamak istemiyorsun herşey resmen açık seçik ortadayken ışılın hiç bir şeyi sorgulamaması beni benden aldı. Oflaz'ın psikolojik sorunlar yaşadığı en başından beri belliydi, çoğu diyologlarında oflaz bazı şeyleri üstü kapalı resmen söylüyordu ama ışıl o kadar kördü ki bunları göremedi. Işıl bu kadar kör olmamalıydı birine bu kadar çok fazla bağlanmamalıydı. Işıl'ın sevgisi onu kör ediyordu ama o bunu anlayamıyordu. Bilmiyorum bir psikoloji öğrencisi çevresindeki insanların tutarsızlıklarını, yalanlarını ve en önemlisi oflaz'ın bu duygu