Ayşe

Şu an dünyada dizginlenemez bir özgürlük var. Peki bu özgürlük insanlara huzur getiriyor mu? Hayır getirmiyor. Küreselleşme sonsuz özgürlük istiyor ki nefsi emmarenin önü açılsın, bu sayede tüketim artsın.
Sayfa 39·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Batı sizin sinir uçlarınıza dokunuyor. O uçlar hassas. Ben de iyi bir arabaya bineyim diyorsunuz, ben de şu elbiseyi alayım, ben de şu markayı giyeyim. Varlığınızı ,araba, marka , elbise üzerinden inşa ederseniz bitmiştir. Egonuzun, nefs-i emmarenizin ötesinde şeyler var; kalbiniz, zihniniz, değerleriniz.
Bir yazar, "yası tutulamayan hayatlar"dan bahsediyor. Irak'ta Afganistan'da Somali'de insanlar öldüğünde yasları tutulmuyor ,onlar sadece istatistik oluyor. 5000 kişi denizi geçmeye çalışırken boğuldu ve etkisi olmadı ama Fransa'da 30 kişi terör saldırısında öldüğünde tüm dünya aynı anda yasa boğuldu.
Pragmatist ,kapitalist bir batılı bir yeri vurup bir şey aldığı zaman kendi düşünsel ve duygusal kodları açısından rahattır . Çünkü onu zulüm olarak görmez. Örneğin hırsızlık kötüdür önermesini ele alalım hırsızlık bir kavram kötü de bir sıfat değil mi? Yargı izafe ediyoruz. Batılı için sorarsanız Hans'ın cebinden Stephan beş mark çalarsa kötüdür ama o parayı Ahmet'in cebinden alırsa kötü değildir. Suriye'de olanlar da bugün bunun örneğidir.
Batı, bir doğu tanımlıyor ve : "Senin adam edilmeye ihtiyacın var o da Ancak benimle olur" diyor. ilk dönem antropoloji çalışmalarında Afrikalı insanlar ile ilgili Fransız antropologlar "Bunlar da beyin yok Bunlar ancak medeni bir ulusun pençeleri altında adam olur" diyorlar . Antropoloji bilimi sömürgeciliğin meşrulaştırıcı bir kolu.
Sayfa 34·Kitabı okudu