Ayşe

Ayşe
@Ayse_006
Lisans
26 okur puanı
Aralık 2024 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
8/10
·331 syf.··
Beğendi
·
2025 22. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2025 19:11
José Saramago’nun Körlük romanı, bir anda tüm şehri saran körlük salgınıyla başlıyor ama aslında anlatılan şey gözlerin değil, insanlığın körlüğü. İnsanlar görme yetisini kaybettikçe içlerindeki gerçek yüz ortaya çıkıyor. Düzen çöktükçe bencillik, şiddet, korku ve çaresizlik ön plana çıkıyor. Yazar, bizi rahatsız eden sahnelerle aslında ne kadar kırılgan ve savunmasız olduğumuzu hatırlatıyor. Anlatım dili alışılmışın dışında, uzun paragraflar, konuşma çizgisi olmadan ilerleyen diyaloglar var ama bu kaos da hikâyenin parçası gibi geliyor. Kitap, insan doğasına dair sert ama gerçekçi bir ayna tutuyor. Okurken sarsıyor ama düşünmeden de bırakmak zor.
1000Kitap
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,8bin okunma
Reklam
Momo – Zamanın Kalbine Yolculuk
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2025 16. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2025 20:50
Michael Ende’nin Momosu, zamanın yalnızca saatlerle ölçülemeyeceğini etkileyici bir şekilde anlatan, sade ama derinlikli bir hikâye. Momo’nun insanları gerçekten dinlemesi, dünyadaki en basit ama en çok unutulan değerlerden birini hatırlatıyor. Gri Adamlar’ın hayatları hızlandırırken anlamı yok etmeleri, günümüzün koşuşturmacasını ve verimlilik takıntısını düşündürüyor. İnsanlar tasarruf ettikçe zamandan değil, hayatın kendisinden çalıyor aslında. Kitap, durup düşünmeye, yavaşlamaya ve gerçekten yaşamaya çağırıyor. Momo’nun içtenliği ve zamanı koruma çabası, yüzeyde bir çocuk masalı gibi görünse de altında güçlü bir yaşam dersi saklıyor. Her yaştan okurun zihninde uzun süre yankı uyandıracak bir eser.
1000Kitap
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,1bin okunma
Pişmanlıkların arkasında kendimizi bulmak
9/10
·282 syf.··
Beğendi
·
2025 13. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2025 22:33
Matt Haig’in Gece Yarısı Kütüphanesi bana bir hayatın farklı versiyonlarıyla yüzleşmeyi değil, asıl yaşamın içinde kalıp onu anlamayı hatırlattı. Nora, geçmişte yaptığı seçimler yüzünden pişmanlık içinde kaybolmuşken, ben de onunla birlikte “Keşke şu kararı almasaydım, keşke şu yolu seçseydim” dedim. Ama Nora’nın yaşadığı deneyimler, aslında pişmanlıklarımıza ne kadar takılırsak, o kadar kaybolduğumuzu bana hatırlattı. Başka bir dünyada, başka bir kişi olarak yaşamak, aslında tüm o idealize ettiğimiz hayatların hiç de düşündüğümüz gibi olmayabileceğini gösteriyor. Nora, sonunda şunu fark etti: Mükemmel bir hayat yok. Her seçim, yeni bir eksik, yeni bir hayal kırıklığı getiriyor. Ona göre en doğru seçim, en baştan pişmanlık duyduğu hayatına dönmekti. Ama burada önemli olan şey, Nora’nın bunu fark ettikten sonra hayatına yeniden dönmesiydi. O an, aslında hayatın ne kadar değerli olduğunu keşfetti. Hiçbir şeyin mükemmel olmayacağı, hayatın zorlukları ve eksikleriyle kabul edilmesi gerektiğini anlamak, bence hepimizin ihtiyacı olan bir farkındalık. Bu kitaptan sonra kendi hayatımı düşündüm. Farklı bir seçim yapmış olsaydım belki şu an farklı bir hayatım olurdu ama bu, benim şu anki yaşamımın değerini küçültmezdi. Hayatımda bazı şeyler eksik olabilir, ama tüm o “keşke”ler bir yana, burada, sahip olduğum her şeyin kıymetini bilmem gerektiğini hatırladım. Bazen, istediğimiz hayatı bulmak için başka bir yolu denemek yerine, bulunduğumuz anı kabul etmek ve onu en iyi şekilde yaşamak gerekiyor. Kendi hayatımızın içinde, eksikliklerle ve hatalarla birlikte mutlu olmayı öğrenmek… Severek okuduğum bir kitap oldu tavsiye ederim:) Keyifli okumalar
1000Kitap
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598bin okunma