"Af buyurun, Tanrı dünyayı "eksik" mi yaratmıştır, sizce? Kaynaklar ta yaratılıştan beri tamdı. İnsanın emrine tahsis edilmişti. Öncelikle bu gerçeği fehmedelim. İkincisi, sınırsız ihtiyaçlar bellidir. Öyle de abartılacak kadar sınırsız değildir. Bir simitle doyar insan. Bir haftada kaç gömlek giyebilirsiniz ki? Kanaatkârlıkla ihtiyaçlar sınırlıdır. Nefsiniz obez ise o ayrı."
☆
Kitaptan bunun gibi uzun bir sürü paragraf paylaşmak isterim ama lafı da çok uzatmadan kitabı sunmak istiyorum.
☆
Daha önce çevre bilincine dair bir kitap okumamıştım. Bu yüzden okurken bilmediğim çok şey öğrendim.
☆
Yazarı bir youtube videosundan sonra araştırdım ve çalışmalarına hayran kaldım. Son zamanlarda önce yazar sonra kitapları gibi bir seçim yapmaya başladım ve güzel sonuçlar alıyorum. Uzun lafın kısası okuyun gitsin
Tek kadın olarak Rabiatü'l Adeviyye'yi erenler sınıfında zikretmiş ve ondan şöyle söz etmişti, o kapalı kadın, ihlas nümunesi, aşkın özü ve o ikinci pak Meryem.
Kitaptaki her bir evliyanın imtihanlar karşısındaki tavırlarını okurken şaşırıp kaldım. Ve bu insanlar en çok tövbe edenlerdi aynı zamanda. Dönüp kendime sordum "kızım sen yürek mi yedin, ne bu vurdumduymazlık, neyine güveniyorsun da çok uyduğun gün oh ne guzel dinlendim diyorsun!" Daha çok saydım da kendime burada günahlarıma şahit etmeyeyim kimseyi.
Kitapta iki yerde denk geldiğim evliya sözü beni en çok etkileyen cümle oldu.
"BU DÜNYA ŞEDDAD, NEMRUD VE FIRAVN ARTIĞIDIR. ONLARIN ARTIĞI NECİSTİR."
"Kaliteli aşkların entelektüel beyinlerle mümkün olması tesadüf değildir."
İnsanlar nasıl bir beyin istiyorsa bunu kendileri oluşturur. Depresif olmakta, mutlu olmakta, intihar etmekte, cinayet işlemekte tamamen beyninizi ne ile beslediğimizle alakalı.
Kitabı herkese tavsiye etmiyorum ama nöropsikiyatriye ilgisi olanların keyifle oluşacağına eminim. Keyifli okumalarr☆
"Uyku ne kadar derin olsa da, insan bu kadar derin bir âleme adım atmaz. Bilinç böyle büsbütün teslim olmaz."
☆
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Betimleyici anlatımına olan övgüyü okuyan herkesten duyabilirsiniz. Bana göre bu kitabın rahatsız eden aynı zamanda cezbeden tarafı, anlattığı 4 olayın hiç birinin bir sonuca ulaşmadan bitmesi. Sonuna kadar "evet şimdi bir şey olacak ve şok olacağım" diye beklemekten bıkmadım ama bence bu kitap bu tarz bir son ile de beni baya şaşırttı. Garip hayatların garip anlatımını okumak isteyenlere
"Bugün veya yarından sonraki gün bu kitabı bulan genç bir okuyucunun önce bir geçmişi, sonra da bu geçmişe ait bir geleceği hayal etmesi gerekecek."
☆
Bu söz kitabın önsözünden ve kitabı tek bir cümle özetleseydi o cümle bu olurdu. Kitabı okumayı zorlaştıran da tam olarak buydu. Hakim olmadığım bir geçmiş ve o geçmişin geleceğini hayal etmek.
☆
Bir kitapta hiç daha önce gördüğünüz bir kabus sahnesine rastladınız mı? Ben bu kitapta rastladım. Yazar da kabus görmüştür ve yazmıştır diye düşünürken kitabın sonunda yazarın önsözünde kitabı yazma serüvenini okudum. Kitap hakkında yazılacak çok şey var o yüzden okuyun gitsin ♡