Ayşegül otal

Ayşegül otal
@Aysegl21
Bazen hissedersin, bu bilmekten öte bir şeydir!”
Takva sahibi olmaya gayret et. Allah, senin dışını bildiği gibi içini de bilir. Allah’a en çok dost olmaya layık olan kişi, O’nu en çok sevendir. O’na en yakın olan kişi ise, O’nun rızasını gözeterek amel işleyen kişidir. İbnü'l-esir,el-kamil,2/249
Sayfa 76 - İbnü'l-esir,el-kamil,2/249
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hz.Ebû Bekir "Takvası"
Takva, dinin emir ve tavsiyelerine uyma, haram ve günahlardan kaçınma hususunda gösterilen titizlik anlamına gelmektedir. Yüce Allah katında bir insanın değerinin yegâne ölçütü takvadır. Kişilerin dünyada sahip oldukları mal, makam, şöhret, güzellik ve diğer bütün özellikler dünya hayatında kalacaktır. Ancak kişiyi ahirette mutluluğa eriştirecek olan, Allah’a bağlılığı ve O’nun emirlerini yerine getirmede göstereceği titizliktir. Bu sebeple, Resûl-i Ekrem’in ashabı takvalı bir yaşama büyük önem verirdi. Hz. Ebû Bekir de takvayı kendisine düstur edinmişti. Allah’ın emir ve yasakları, helaller ve haramlar konusunda son derece hassas davranırdı.
Sayfa 76
Din
Ahlâki Erdemleri
Hz. Ebû Bekir yumuşak başlılığıyla öne çıkmasına rağmen, İslâm’ı ve İslâm’a ait değerleri savunurken tavizsiz kişiliğiyle dikkat çekmiştir. Aynı şekilde, Allah Resûlü’ne karşı yapılan saygısızlıklara da asla tahammül edemezdi.
Sayfa 75
Alıntı
Hz.Ebu Bekir 'Ahlaki Erdemleri'
Hz. Ebu Bekir, İslam’ın emrettiği ahlaki erdemleri kendisinde toplamış bir sahabiydi .Dürüst, yumuşak başlı, cana yakın ve sevimli,insanlarla iyi ilişkiler kuran,kibirden hoşlanmaz ve alçak gönüllüydü. İnsanlara ikramda bulunmaktan hoşlanırdı. Ağır başlılığı ve itidali kendisine ahlak edinmişti. Bunların yanında cesaretiyle de dikkat çekerdi. Nitekim, Hz. Peygamber’le beraber katıldığı bütün savaşlarda, Peygamber’in en yakınındaki isimlerden biri olmuş; düşmanın Resul-i Ekrem’e ulaşmasını engellemek için kendisini pek çok defa siper etmişti.
Sayfa 75
Alıntı
Hz.Ebu Bekir'in Lakapları
Lakapları Sahip olduğu güzel ahlak ve erdemler sebebiyle Hz. Ebu Bekir hakkında pek çok isim ve lakap kullanılmıştır. Ancak bunlar arasında en çok bilinenler ise Sıddîk, Atîk ve Evvâh isimleriydi. a. Sıddîk (الصديق) Bu isim, “doğru konuşmak, dürüst ve güvenilir olmak” anlamlarına gelen “sıdk” kelimesinden türetilmiştir. Sıddîk, “çok dürüst olan”, “asla yalan söylemeyen” ve “gerek sözüyle gerek inancıyla doğruluktan ayrılmayıp davranışlarında da dürüstlük erdeminden asla taviz vermeyen” manasına gelir. Dolayısıyla sıddîk olmak, bir kimsenin bütün davranışlarında, sözlerinde hatta her hâlinde doğruluktan ayrılmaması demektir. b. Atîk (عتيق) Bu ismin, Hz. Ebû Bekir’in gerçek adı mı yoksa lakabı mı olduğu konusunda farklı görüşler dile getirilmiştir. Ancak Hz. Ebû Bekir’in kızı Hz. Âişe’nin de belirttiği üzere onun gerçek adı Abdullah; lakabı ise Atîk idi. Ancak bu lakap, kendisi için daha çok kullanılmaktaydı. “Atîk”, “cehennemden azat edilmiş” demektir ve bu isim, Hz. Ebû Bekir’e Peygamber Efendimiz tarafından verilmiştir. c.Evvâh(الْأوَّاه) Çok merhametli ve şefkatli olması nedeniyle Hz. Ebû Bekir’e bu isim verilmiştir. Hz. Ali, bir defasında minberden “Muhakkak ki Ebû Bekir, çokça merhametli ve kalbi Allah’a yönelmiş bir kimse idi.” diyerek onun Evvâh lakabına işaret etmiştir.
Sayfa 74
Alıntı