Ayşegül otal

Ayşegül otal
@Aysegl21
Bazen hissedersin, bu bilmekten öte bir şeydir!”
KİŞİLİĞİ, AHLÂKI MEZİYETLERİ VE FAZİLETİ
Öte yandan, Mekke’de genellikle sözlü gelenek hâkimdi. Toplumda okuma-yazma bilenlerin sayısı çok azdı. Hz. Ebû Bekir de okuma-yazma bilen az sayıdaki kişiler arasındaydı. Bu yönüyle öne çıkan isimlerden biri olduğu için, Allah Resûlü’ne inen vahiyi yazarak kayıt altına alanlardan, yani vahiy katiplerinden biriydi. Zulmün, haksızlığın ve kötü ahlakın her türlüsünün kol gezdiği İslam öncesi Mekke’de, güzel ahlakı ve hayasıyla tanınan nadir insanlardan biriydi. Doğru ve dürüst olmasıyla bilinirdi; asla yalan söylemezdi. Ne cahiliye döneminde ne de İslam’a girdikten sonra içki içmişti. Kendisine bunun sebebi sorulduğunda, içkinin insan şahsiyetini ve haysiyetini zedelediğini söylerdi. Ayrıca cahiliye döneminde putlara da tapmamıştı.
Sayfa 68
Alıntı
Reklam
Hz. Ebû Bekir, bir ara Allah Resûlü’nün vefatını hatırladı. Hemen yanındakilere, “Bugün hangi gündür?” şeklinde bir soru yöneltti. “Pazartesi” denilince bu kez de, “Allah Resûlü hangi gün vefat etti?” diye sordu. Bunun üzerine Hz. Âişe, “Pazartesi” cevabını verince, Hz. Ebû Bekir, “Ben de gece olmadan ruhumu teslim edeceğimi hissediyorum.” diye mırıldandı. Allah Resûlü’nü o kadar çok seviyordu ki, onunla aynı gün vefat etme ihtimali bile kendini mutlu etmeye yetiyordu. Ardından kızı Hz. Âişe’ye, Allah Resûlü’nün yanına defnedilmek istediğini söyledi. Vefat etmeden önceki son sözleri ise: “Müslüman olarak canımı al ve beni iyi kulların arasına kat.” Yûsuf(12/101.) oldu
Sayfa 63
Alıntı
Hz. Ebu Bekir'in bir diğer önemli özelliği de, İslamiyet'ten önce dahi putlara tapmamış olmasıdır. Bu konuda şöyle demektedir: “Ben ergenliğe ulaşınca babam beni putların bulunduğu bir odaya götürdü ve bu putları göstererek, ‘Bunlar senin yüce tanrılarındır, onlara secde et’ dedi. Ardından beni orada bırakıp ayrıldı. Ben de puta yaklaşıp, ‘Ben açım, beni doyur’ dedim; cevap vermedi. ‘Susadım, bana su ver’ dedim; yine cevap vermedi. ‘Kıyafete ihtiyacım var, beni giydir’ dedim; cevap vermedi. Bunun üzerine yerden bir taş aldım ve ‘Şimdi bunu sana atacağım. Eğer ilah isen, kendini koru’ dedim. Yine cevaplar vermedi. Ben de taşı attım ve yüzüne geldi. Put yüzüstü yere düştü. O sırada babam geldi ve ‘Bu da nedir?’ dedi. Ben de, ‘Gördüğün gibi’ diyerek cevap verdim.
Sayfa 22
Alıntı
Hz. Ebû Bekir, ticaret işinde tanınan ve oldukça mahir biriydi. Ayrıca ticaretteki güzel ahlakı ve iyilik sahibi oluşu, İslamiyet’ten önce de onu saygıdeğer biri hâline getirmişti.
Sayfa 20
Alıntı