Sahip olduğu ilmi,edebiyle süsleyen Selmân, yüksek edep ve haya duygusuyla insan onuruna en çok yakışan bu üstün ahlakın mücessem bir örneğini teşkil ediyordu.
Kuşkusuz ki insana bir görgü ve edep kazandırmayan ilim, kuru bir malumat yığınından başka bir değer ifade etmezdi.Öyle ya eskilerin" Gezdim Halep,i Şam,ı , eyledim ilmi talep, meğer ilim bir hiç imiş; illa edep illa edep!" dizeleriyle ifade ettikleri üzere edep doğurmayan ilim bir hiç idi.Selmân,ın şahsiyetini oluşturan en temel vasfı ilim ile edebin kendisinde birleşmesiydi.
Geniş bilgi kapasitesiyle hz.peygamber ( sas) başta olmak üzere birçok kişinin takdirini kazanan selmân, etrafındakilere ilmin faydalı olanını almalarını tavsiye ediyordu.