İbn Haldun, devletleri canlı bir organizma olarak ele almış ve her devletin; "doğar, büyür, olgunlaşır ve sonra çözülerek yıkılır yani ölür" döngüsü içerisinde var olabildiğini ileri sürmüştür. Ona göre devletlerin ömrü 120 yıl kadar, yani üç kuşaktır.
Birinci kuşak yani kurucu nesil; güçlü bir asabiyete, mücadele ruhuna, sade bir yaşama ve ciddi bir disipline sahiptir. Böylelikle devleti kurup bir düzen tesis ederler. Son-ra gelen ikinci; yani koruyucu nesil ise toplumsal ve kurumsal düzeni güçlendirir, ekonomik gücü artırır, onlar kadar mücadeleci olmasalar da ilk kuşağın de-ğerlerinin farkındadır. Ancak bu dönemde lüksün artmaya başlaması bir tehlike sinyalidir. Çözülüş nesli olan üçüncü kuşakta artık asabiyet denilen dayanışma ruhu kaybolmuş, mücadeleci toplum yerini zenginlik ve rahat içerisinde yetişen narin bir topluluğa bırakmıştır. İlk neslin sade ve disiplinnli yaşamı ise yerini lükse, israfa, yolsuzluklara, liyakatsizliğe, menfaat çekişmelerine bırakmış ve bu toplumsal çöküş devletin de yıkılış sürecini başlatmıştır
Alışkanlıklarınızı değiştirmekte sıkıntı çekiyorsanız sorun siz değilsinizdir sorun sistemdir kötü alışkanlıklar sadece siz değişmek istemediğiniz için değil değişim yolunda yanlış sistemi benimsediğimiz için de tekrarlanır