Aysell K.

Rüzgar Yükseliyor, Yaşamaya Çabalamalı..
8/10
·56 syf.··
2025 26. kitabı
Etkileyen bir kitap oldu benim için, ne zaman görsem içim burkulacak. İhtiyar ve Lipa'yla çok fazla empati kurdum, en çok da ihtiyarla. Sanki önceki hayatımda o acıyı, yorgunluğu, ezilmişliği ve yalnızlığı yaşamış gibiyim de bunları okuyunca duygularımı anımsamış gibiyim. O kapının önünde kürkümü giyip yakasını kaldırdıktan sonra önünü sıkıca kapatarak oturuyorum, belli ki bir şey bekliyorum ama neyi beklediğimi bilmiyorum. İstasyon yolunda oturmuşum; önümden insanlar geliyor, geçiyor. Kafamın içinden insanlar geliyor, insanlar geçiyor. Böyle görkemli bir hayat yaşayan onurlu insanların sonlarının bu şekilde olmasını kabullenmiyorum. Arsızın haklı olduğu düzenden nefret ediyorum. İnsana sırf insan olduğu icin bile verilmesi gereken saygının esirgenmesini kabullenmiyorum. Kötülerin, utanmaz insanların kazanmasını kabullenmiyorum, kabullenmeyeceğim. Çehov'u neden sevdiğimi unutmuştum, bu 50 sayfalık kitapla hatırlamış oldum. Hissederek okuyun. 8/10.
ÇukurdaAnton Çehov · İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,986 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İnsanoğlu Denilen Varlıktan Nefret Etmeyi Öğrendim.
Puan vermedi·344 syf.··
2025 4. kitabı
"Hangimiz önce ölürüz acaba?" Natsume Soseki'nin okuduğum ilk kitabı. Ülkesinde İnsanlığımı Yitirirken ile birlikte en sevilen kitapmış. Bir adam var, günün birinde yaşlı bir adamla karşılaşıp o adamla arkadaş olmak istiyor, bu gizemli adama "Hocam" diyor ve onu tanımaya çalışıyor. Hoca'nın insanlara güvenmediğini fark ediyor, bunun nedenini merak ediyor ve olaylar geliştikçe Hoca'nın gençken böyle bir insan olmadığına, yaşadığı olaylar sebebiyle böyle bir değişim yaşadığına, bir insanın yavaş yavaş ölüme gidişine bir mektup aracıyla tanık oluyor. Dedik ya Hoca insanlara güvenmiyor diye, bunun nedenini okudukça anlıyoruz ama ben son anlara kadar "Bu yüzden mi insanlara güvenini kaybettin? O kadar da ağır şeyler yaşamadın? Dünyada amcası tarafından dolandırılmış bir sürü insan var, bu bütün insanlığa küsmeyi gerektirmez" diyerek sitemde bulunmuştum. Yaşadıklarını küçümsemistim ama son 100 sayfada Hoca'nın insanlara olan bu güvensizliğinin nedeninin 'kendi'si olduğunu anlıyoruz. Hoca aslında kendi yaptıklarını, bir insanın kazanmak için yapabileceklerini tecrübe ettiği için insanlara güvenemiyor. Hani diyor ya: "Özellikle kötüdür diyebileceğim biri yok gibi dedin, değil mi? Sen cidden dünyada 'kötü insan' diye bir tip olduğunu mu sanıyorsun? Dünyada böyle kalıba sokabileceğin 'kötü insan' diye bir şeyin olması mümkün değil. Normal zamanlarda herkes 'iyi insan'dır. En azından hepsi 'normal insan'dır. Gel gelelim bıçak kemiğe dayandığında bir anda 'kötü insan'a dönüşmeleri işin korkunç tarafı. Bu yüzden temkini elden bırakamayız. (syf:89)" İnsan sınanmadığı günahın masumu değildir. Hepimiz erdemli, saygılı insanlarız ama bu iyiliğimiz sınandı mı kendimizi bu kadar lekesiz görüyoruz. İnsanoğlu hata yapmaya meyilli bir canlıdır, gün gelir yapmam dediğimiz ne varsa yapma
GönülNatsume Soseki · İthaki Yayınları · 20222,353 okunma
Bazılarının Sanmamızı İste­diği Kadar Barış Yok..
9/10
·512 syf.··
2025 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2025 13:25
SPOİLER! Sonunda bir yıldır ertelediğim Dune serisine geri döndüm. Öyle yoğun bir zamanda okumaya başladım ki biraz da bu sebepten okumaktan çok ayrı keyif aldım. Okurken Dune evrenini ne kadar özlediğimi fark ettim, yüzümde sürekli bir gülümseme vardı. Çok keyifli 5 gün geçirdim. Bu kitabı önceki kitaptan çok daha rahat okudum, sebebi de bu kitaptaki aksiyonun, hareketliliğin daha yoğun olmasıydı, yormamasıydı. Gelelim kitaba, hikaye 3500 yıl sonradan devam ediyor. Tarihi görünce büyük bir şaşkınlık yaşadım. Bildiğim, alıştığım herkes değişmişti, hikaye başka bir yere evrilmişti. Değişmeyen iki kişi vardı. Bunlardan biri II. Leto, diğeri de Duncan Idaho. Bu yıllar süresince Leto imparator olarak hüküm sürüyor ve Duncanlar da sürekli değişiyordur. 3500 yıl sonra çöl tamamen olmasa da ortadan kalkmıştır. Çöllerin yerini nehirler ve göller kaplamıştır. Gezegen yeşillenmiştir. Dune'un bu değişimini okumak garipti. İnsanların artık suya ihtiyacının olmadığı, damıtıcı giysilerin sadece nostalji için giyildiği bir evren.. Leto dünyaya zorunlu bir barış getirmiştir. Leto'nun bu durum için çok güzel bir cümlesi var: "Benim barışım, dayatılan bir dinginlik aslında. İnsanoğlu uzun tarihi boyunca dinginliğe daima tepki göstermiştir." Leto'nun yönetimi tartışılırdı. Bu barış için çok fazla bedeller ödendi ve çok fazla hayat son buldu ama sonuç olarak insanlar gezegene mahsur kaldılar, kaçabilecekleri, saklanabilecekleri bir yer yoktu. Evet barış vardı ama insanlar bu barış ortamında nefes alamıyordu. Bu yüzden de isyan kaçınılmazdı. Peki Leto'nun sonunu ne getirdi? Neyi yanlış yaptı? Duncan'ın gittiği köyde önceki Duncan'ın çocukları ve eşiyle karşılaştığı bölüm dikkate değerdi. O bölümde mükemmel işlediği düşünülen Leto yönetiminde bir şeylerin yanlış gittiği anlaşılıyordu.
Dune Tanrı İmparatoruFrank Herbert · İthaki Yayınları · 20214,149 okunma
Mabet Matiz-Yaşım Çocuk
10/10
·190 syf.··
2024 21. kitabı
Az önce aklıma geldi ve adını doğru düzgün hatırlayamadığım için google'ye aklımda kaldığı kadarıyla bir şeyler saçmaladım ve karşıma çıktı. Kitabı öyle çok unutmuşum ki kapağını görünce bile hatırlayamadım. Oysa ki unutmak istemezdim. Konusunu çok hatırlamıyorum. Bu yüzden uzun bir inceleme yazamam, zaten kitap stoklarda yok artık :'''( 4-5 gencin üniversitenin ilk yılında kurduğu arkadaşlık ve ilişkiler anlatılıyordu. Konusu sıradan bir konuydu ama benim için anlamı ilkbaharın en güzel günlerinden birinde ailemle gittiğimiz kitap fuarında aldığım 5tl'lik büyük bir hediyeydi. En güzel elbiselerimi giyip arkadaşımla ve kardeşimle annelerimizin önünde heyecanla koşturmaca, kitaplara hayranlıkla bakmak.. Güneşin o günkü sevecen sıcaklığını, fuar alanındaki kitapların kokusunu çok net hatırlıyorum. Bu nedenlerle benim için yeri doldurulamayacak bir kitap. 1k'ya yazarak onu sonsuza kadar saklamak istedim. İnsan unutan bir varlık. Ben unutmak istemiyorum. Kitabı okuması için bir arkadaşıma vermiştim ama üstünden 10 yıl geçti ve kitabım hala gelmedi. Elif kitabımı geri getir :((
Özledim.comUğur Önver · Çizmeli Kedi · 20106 okunma
TOYGAR IŞIKLI-BEN HAYATIN MAĞLUBUYUM
10/10
·520 syf.··
2022 5. kitabı
İÇİNİ ACITAN ŞEY DE ZATEN BUYDU; YAŞAMAK.. Az önce bir alıntıya denk geldim, içim burkuldu ve Martin hakkında bir şeyler yazmak istedim. Martin kendi halinde yaşayan biridir. Birgün tesadüfen tanıştığı bir aile sayesinde hayatı değişir. İlk görüşte, ailenin kızına aşık olur. Ne var ki bu aile kültürlü(!) ona göre üst sınıftan bir ailedir. Martin ise iyi bir eğitim alamamış, zar zor geçinen, kaba bir konuşması olan tabiri caizse bir sokak serserisidir. Bu farklılıkları en derinden hisseden Martin kendini geliştirmek ister, onlara layık olmak ister ve günlerce uykusuz geceler geçirerek kendini geliştirir. Martin'in bir de hayali vardır, yazar olmayı çok istediği için sürekli bir şeyler yazar. Martin başarılı olmak için çok çabalar ve sonunda aşkına karşılık bulur ve aileye kendini bir nebze de olsa kabul ettirir. Ama o erişilemez ortama girdiğinde hiçbir şeyin hayal ettiği gibi olmadığını, cehaletin sınıf ayrımı yapmaksızın her yerde olabileceğini öğrenir. Çevresindeki insanlar onun hayallerine, yapabileceklerine inanmazlar. Ruth hanımefendi Martin'in en ihtiyaç duyduğu zamanda onun yanında durmaz. Aşkları bu sorunun üstesinden gelemez. Martin yapmacık yüzleri görmeye başladığında gittikçe insanlardan uzaklaşmaya başlar ve kendi dünyasına kapanmaya başlar. Kitabın başlarında Martin'in 4-5 saat uykuya bile tahammül edememesi, uykuyu zaman kaybı olarak görmesi ama yaşadığı olaylardan sonra sürekli uyuması ruh halini ortaya çıkarıyor. Bu ayrıntı beni üzüyor. Hayatın değersizliğiyle yüzleşen insanın kaçışı uykuda (yarı ölüm) bulması.. Ruth kitabın sonunda Martin yazarlıkta başarılı olunca ailesinin de isteğiyle ona geri dönmeye karar verir, Ruth evden ayrılırken Martin'in köşede onun abisini gördüğü zaman hissettiği duyguları çok net hissettim. O, baktığın yerde eskisini
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,3bin okunma