İçimde bir o yana bir bu yana deli deli atlar koşturuyor yirmilerin sonuna varmışım diner sandığım fırtına dinmemiş. Bir şey arıyorum hayatın karmaşasının içinde, sokak sokak dolaşıyorum,ne aradığımı bilmiyorum,nitekim bulamıyorum da.
Suya battığımızda ayaklarımızın altında zemini,dibi hissetmek iyi gelebilir,çünkü kendimizi tekrar yukarı itebileceğimizi biliriz. Fakat hayatınızdaki zemini hissedemiyorsanız,korku fazla gelebilir. O yüzden dibe vurmak iyi bir şeydir.
Başkalarının duygu ve davranışlarının ruh halimi etkilemesini ya da negatif düşüncelerin beni aşırılara mahkum etmesini istemiyorum. Beni kural ve kalıpların içinde tutan bütün bu tekrarlayan davranışlardan kopmak istiyorum. Kendi hayatıma sahip olmak istiyorum. Pişmanlık içinde yaşamamak için yapmak istediğim herşeyi yapmak istiyorum.
Kendimi aşırı duygulara itmek beni mutlu ediyor mu? Kendimi nesneleştirip her konuda kendime imkansız standartlar dayatmakla elime ne geçiyor? Bazen kendimi korumam için mantıklı düşünmem gerekiyor.Bunca zaman boyunca kalbime bıçak dayamış olmamın sebebi kendime nesnel bir gözle bakma arzum. Bugünden itibaren yapmam gereken "bunu yapıyor olmam gerekiyor" formülüne kendimi kıstırmak yerine özgür bir birey olduğum gerçeğini kabul etmek .
Bir kişiyi sevmek ve onları yüceltmek kendini cezalandırmaya sebep olabilir. İki kişi arasındaki fiziksel mesafe kısalsa bile psikolojik mesafe artabilir. Bu da aşağılık hissetmenize sebep olabilir.