“Sırası mıydı?” diyebilirsiniz. Ramazan ayının başlangıcına bir not düşmek niyetim. Yani bana göre tam da sırası!
Kayıtlara “en genç hastaya yapılan yüz nakli” olarak geçen ameliyattan @natgeo fotoğrafçısının çektiği bu fotoğraf, (netten aratıldığında bulunacaktır) gözümüze ürkütücü görünebilir. @natgeo dergisi bu operasyonu kapağına taşıyarak hikâyeleştirdi.
Bir zamanlar başkasının olan 34 yaşındaki bu yüz, az sonra, 20’li yaşlarındaki bir genç kıza takılacak. Yüzün detaylarını inceliyor cerrahlar. Saatler sürecek ameliyatın henüz başındalar. Birkaç yıl önce başına tüfek dayayarak intihar girişiminde bulunan Kathie’ye aynaya baktığında utanmayacağı, başkalarına gösterdiğinde korkutmayacağı bir yüz “takacak”lar. Taktılar da… Kathie, şimdilerde, aşırı uyuşturucudan ölmüş Adrea’nın yüzüyle dolaşıyor.
Kathie'nin ameliyatını, Kathie’nin anne babasının kızlarının “yüzü”nü sevişini, yüzün eski sahibi Adrea’nın anneannesinin torununun yüzünü bir başkasının yüzünde sevişini görüyorsunuz. Belli ki Kathie de seveceği bir yüzü olsun diye bu ağır ve ölümcül ameliyata razı oldu.
Sevişler “yüz”den başlıyor, yüzde devam ediyor. Yüz bulmak istiyoruz sevdiklerimizin gözünde. Yüze gelmek istiyoruz hata ettiğimizde bile. Yüzümüz olsun istiyoruz pişmanlığımızı sonuna kadar yaşadığımızda. Yüz yüze görüşmeyi özledik şu #corona günlerinde. Öylesine bir yüzey ki “yüz” sadece et, kemik, deri değil, bir yüzü ne kadar çok görüyorsak, o kadar çok görmek istiyoruz, özlüyoruz. Başka bir şeyin yüzünü sık gördükçe bıkıyoruz oysa.
Ramazan bize yeni bir “yüz” kazandırmak için geldi. Kendi yüzümüzle özel bir aynada yeniden tanışmamızı istiyor. Bir dahası olmayan bir varoluşun yüzüne, eşsiz ve biricik bir var edilişin hayretine çağırıyor bizi.
Oruç, gösterilemez ve görünmez. Saklıdır.