İnsan doğasının, sınırları vardır. Sevinçlere, acı ve azaplara belli bir ölçüye kadar dayanabilir, bunlar belli bir derecenin üzerine çıktığı anda ise yok oluruz. Dolayısıyla asıl mesele, zayıf ya da güçlü olup olmamak değildir, çektiğimiz acıların derecesine dayanıp dayanamadığımızdır. Bu acılar ahlakla da ilgili olabilir, bedenle de.
Konuşmaya devam etmek istemiyordum, çünkü ben bütün yüreğimle kendimi ifade ederken birinin anlamsız basmakalıp sözlerle karşılık vermesi beni çileden çıkarıyor!
ah, o gözler oradan oraya sürükleniyordu sürekli! Ama sadece ona odaklanmış öylece duran bana! Bana! Bana denk gelmiyordu hiç! Kalbim ona binlerce kez hoşçakal dedi! Yine de bakmadı bana!
…oysa ona sahiptim bir zamanlar; yüreğini, o kocaman ruhunu hissettim onun; yanındayken olabileceğim bütün ihtimalleri yaşayabildiğim için onunla, kendimi olduğumdan çok daha fazlasıymışım gibi hissederdim.