“Bir şekilde yasamaktan başka elimden bir şey gelmiyor. O halde kabul etmeliyim. Kendimi suçlamamalı, üzülmemeliyim. Başımı dik tutmalıyım. Yıllardır kendime bu sözleri mırıldanarak ruhsal zafere ulaşıyorum.”
“Sırf yetersiz biri olduğum düşüncesinde kaybolmamalıyım. Hala bir şansa sahip değil miyim? Eksik de olsam iyilik yapıp, güzellikle konuşamaz mıyım? Hayal kırıklığına sebep olan ben de bazen, sadece bazen iyi bir insan olamaz mıyım? Böyle düşününce yeniden hayat buluyor, gelecek günler için sabırsızlanmaya başlıyorum.”
“…Bir keresinde, roman karakterlerinin hepsi biraz uyumsuz kimselerdir, o yüzden yaşamın içinden, sıradan insanları temsil ederler demiştin ya. Hepimiz uyumsuz olduğumuz için birbirimize çarpınca incinip incitiyoruz işte. Bu senin de sıradan bir insan olduğun anlamına geliyor. Hepimiz öyleyiz. Yaralayarak yaşıyoruz.”