Koltuğa yaslanmış bana keyifle gülümseyen o yüzde, benim için bir koşu çocukluğuma gidip gelmiş ve oradan bir armağan getirmeyi başarabilmiş olmanın mutluluğunu gördüm. Benden daha mutluydu. Beni güldürecek, beni mutlu edecek bir şey yapabildiği için benden daha mutluydu. Onun gülen gözlerinin içinde kendi yüzümü gördüm.
Ev insanın her halini bilir. Hani duvarların dili olsa da konuşsa derler ya. Benim evimin duvarları neler gördü neler. Ben o duvarlara baktıkça hep mutlu olduğumuz zamanları görüyordum.
Hayat nasıl da ayırıyor anneyi evlattan, kardeşi kardeşten... Herkesi kendi derdiyle bir kafese sıkıştırıyor. Görsen de anlasan da uzanamuyorsun. Anladım ki bir tek ayak bağı olmamayı becerebilirsem, iyi gelirim onlara.Yük olmasam... Yok olsam, belki o zaman faydam olur. Bana yer yok. Anladım.