Hayat nasıl da ayırıyor anneyi evlattan, kardeşi kardeşten... Herkesi kendi derdiyle bir kafese sıkıştırıyor. Görsen de anlasan da uzanamuyorsun. Anladım ki bir tek ayak bağı olmamayı becerebilirsem, iyi gelirim onlara.Yük olmasam... Yok olsam, belki o zaman faydam olur. Bana yer yok. Anladım.
Ne yediğim geçiyor ağız tadıyla boğazımdan ne içtiğim ne yaşadığım. Orada takılıyor. Hiçbir şeyin neşesi yok, hiçbir şeyin tadı yok. O düğümleri açmak kolay değil. İnsan, yeri geliyor bir ipin tek düğümünü çözmek için saatler harcıyor; boğaz düğümü mü çözülecek? Anlattıkça çözülecek benim düğümlerim. Anlattıkça iyileşeceğim. Yani, inşallah.
Dert bu kadar. Cümle bu kadar. Her şeyi anlatıyor zaten. Uzun uzun anlatsan da aynı, kısa söylesen de aynı. Anlamaya niyeti olan bu cümleden her şeyi anlar. Anlamayana da anlatamazsın.