Insanların karşılıklı didişmeleri benim canımı çok sıkan bir şeydir. Fakat daha ziyade üzüldüğüm bir şey varsa o da şudur: Yürekleri her eğlenceye karşı açık olmak lazım gelen gençler, tazeler, o kıymetli gençlik günlerini avanakça dertlendirir, İş işten geçtikten sonra da boşu boşuna dövünürler. Ben işte buna üzülürüm.
Uzaklar yaklaşınca, özlediğimiz yere varınca görürüz ki değişen hiçbir şey yoktur. Kendimizi yine o yoksulluğumuzun dar çerçevesi içinde buluruz. Bu böyle gider ve ruhumuz daima elinden kaçan saadetin arkasından içini çeker durur.
Bunların çoğu boğaz tokluğuna çalışmakla ömürlerini geçirirler. Arada kendine kalan az bir zaman ise onlara o kadar sıkıcı gelir ki o zamanı nasıl geçireceklerini, ne yapacaklarını bilemezler! Vah zavallı insanlar vah!