Ayşe

Ayşe
@Aysssss
Alea iacta est! Vanitas vanitatum homo. Taedium Vitae Ne çıkar siz bizi anlamasanız da Evet, siz bizi anlamasanız da ne çıkar Eh, yani ne çıkar siz bizi anlamasanız da youtu.be/Q2y30POltkg youtu.be/N0cKkVMyL_A

Ayşe

, bir kitap okudu
Puan vermedi·317 syf.·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 23:58
·
2026 18. kitabı
Kolektif
7.8/10 · 30 okunma
Reklam
"... Kendi kendine "Hayat bu mudur? Ders çalışıp evlenmen... Sonra da meziyetlerini düz bir çizgi üzerinde uygulaman mı?" diye soruyordu. Dışarıya baktı. Otobüs her zamanki yoldan gidiyordu. Mağazalar ve aşina olduğu ilanlar gözünün önünden geçiyordu. Herkes gidiyor, geliyor, sıkıntı çekiyor, çalışıyor ve ihtiyarlıyordu. Buradan oraya, oradan buraya kadarki gidiş gelişlere devam edecek, makine gibi belirli bir düz hatta sürekli gidip gelecek parayı, hayat parasını kazanmak için... Bu otobüste oturup birkaç yüze alışmak... Birkaç tanıdıkla konuşmak.. gülmek.. küçük olaylarla heyecanlanmak.. Ne uyanık olmaya rağbet etmek, ne kendinden bir şeyler vermek, ne cesurluk, ne özveri, ne gözü dışarda olmak, ne bir duygu, ne bir düşünce, ne de bir feryat için para kazanmak. Durmadan bu düz hat üzerinde hareket eder durursun. Kurmalı oyuncak bebekler gibi öne gider, geri gelir, çalışırsın. İyi yemek, iyi uyumak için yaşlanırsın, elden ayaktan düşersin."
Sayfa 156 - Irmak- Cemâl Mir Sâdıki·Kitabı okudu
"Vahşet devi gönlümüzün evinde sürekli kuş uykusundadır. En küçük bir düşünce ile uyanarak evi alt üst eder. Bu fazla korkunun sebebi bizim içimizden kaynaklanır; yoksa dünyada dehşet verecek şey çoktur."
Sayfa 61 - Korku-Muhammed-i Hicazi·Kitabı okudu
"Gözümdeki zayıflığı ölçmek ve numaralı gözlük almak için göz doktoruna gitmiştim. Oradan gözlükçüye giderken bir arkadaşa rastladım. Nereye gittiğimi sordu. Laf salatası yapıp, sözü başka bir yere getirdim. Elbette sorusu makuldü. Ama niçin gerçeği gizledim diye kendime kızdım. Kendi kendime konuşmaya, çekişmeye başladım. Anladım ki hiç kimsenin gözlüğe muhtaç olduğumu bilmesini istemiyorum. Gönlümün kusursuz olduğunu iyice vurgulamak için, pek çok bilgin ve filozof geçinen insanın başkalarının yanında yazıyı uzak tuttuklarını, gözlük takmadan geçip giden yılları hikâye eden göz zayıflığını gizlemek istediklerini her gün gördüğümü düşündüm. Bu düşünceler zinciri uzadıkça uzadı. İşlerimizin çoğunun gösteriş yapmaktan ibaret olduğunu, sıkıntımızın da bundan kaynaklandığını gördüm. Kendimizi zorla, layık olmadığımız şeyi haksız yere elde etmek pahasına da olsa, olduğumuzdan farklı göstermek istiyoruz. Olandan daha işe yarar, bilgili, dürüst ve güzel görünmek istiyoruz. Daima bu geçitte sıkıntıya düşüyoruz. Acaba "Ben dostluk için yaratılmamışım. Bütün bu dostluk iddiasına rağmen benim fedakârlığım ve özverim yoktur. Biraz da kıskancım. Dostların mutluluğundan fazla hoşlanmam. Bir dostu pohpohlamalarından bir şey anlamıyorum" diyecek bir centilmen var mıdır? Acaba açık ya da örtülü olarak kendi iyi yanları ve başkalarının kötülüklerinden söz açmayan biriyle yarım saat olsun sohbet ettiniz mi? Dikkat edip söz ve davranışlarımıza bakacak olursak utanırız. Gösteriş için katlandığımız bunca çocuksu ıstıraptan sonra bezginlik duyar, ya da kendimizi bir oyun salonunda görür ve halimize güler dururuz. İnsan gösteriş ve çalım satmanın mahkumu olmasaydı, yaşamı nasıl bir biçime bürünürdü? Daha mı iyi olurdu, yoksa daha mı kötü?
Sayfa 52 - Göz doktoru--Muhammed-i Hicazi·Kitabı okudu

Ayşe

, bir kitap okudu
Puan vermedi·136 syf.·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 21:19
·
2026 17. kitabı