İçimdeki bu yangını yaratan, beni içine sürükleyen, oradan çıkmama müsaade etmeyen, sönmeye yüz tutan ateşin köküne bile isteye, incitici sözlerle, hakaretlerle, aşağılamalarla, ince ince sivrilttiği kuru dalları yığarak alevleri besleyip büyüten kadın (adam), şimdi pılısını pırtısını toplamış gitmeye yelteniyor.
Yaklaşık 3 saatte okuyup bitirdim bu kitabı. Yeni nesil yazarlar yüzeysel olur, eskilerin verdiği derinliği hissiyatı ve profesyonelliği yansıtmaz algısına ters düşen bi kitap. Psikolojik ve duygusal temaları işleyen çok güzel bi edebi roman. Konular arasındaki geçiş, bütünlülük, sürükleyicilik, akıcılık çok yerinde. Bi kitap okuyayım hem bastırdığım duygularımı konuştursun, hem bana bi şeyler katsın, hem beni içine çeksin, su gibi içeyim, tek solukta okuyayım diyorsanız bu öyle bi kitap. Şule Yüksel Şenler’in “Huzur sokağı” kitabını okuduysanız aynı akıcılığı ve okumuyor da sanki izliyormuş gibi hissiyatı bu kitapta da yaşayabilirsiniz.
Dipnot: Bundan önce, bi önceki serisi olan süt lekesini okumalısınız