Necə ki,keçmişdə dəyərin bilmədiyimiz,bezdiyimiz günləri indi düşünəndə üzümüzdə gülümsəmə yaranırsa,hətta o günlər üçün darıxırıqsa,bilin ki,bir gün gələcəkdə dəyərin bilmədiyimiz bu günlərimiz üçündə darıxacıyıq...
Rabbi Meir İbn Gabbai, Ein Sof (ilk olarak Kör İsaac tarafından kullanılan ve aslında "sonu olmayan" anlamına gelen bir terim) teriminin anlamını tefekkür ya da mantık ile kavrayamayacağımızı söyler. Tanrı'nın yüce doğası bizim kavrayışımızın ötesindedir ama bu gerçekliği bir anlığına da olsa tecrübe edebiliriz ve kavrayışımızın son derece ötesinde olan o şeyin varlığını fark edebiliriz. Ein Sof'un kendisi negatif bir formüldür, yani bir sonu yoktur. Bu, Musa İbn Meymun'un sadece Tanrı'nın ne olmadığını söyleyebileceğimiz çünkü Tanrı'nın bizim insan olarak tanımlama yeteneğimizi aştığı açıklamasıyla da benzerdir. Tanımlamak sınır koymaktır ama Tanrı sınırsızdır. Kabalistler, Ein Sof'un dil ve düşüncenin ötesinde olduğunu ve bu nedenle bu konuda aslında hiçbir şey söylenemeyeceğini anlamışlardır.
13.yüzyılda İspanyol Kabalistler,Tevrat'ın dört farklı seviyede var olduğundan bahsetmişlerdi.Moshe de Leon,bu dört seviyeyi ifade etmek için "Pardes" kelimesini yaratdı.
Tam anlamı "meyve bahçesi" olan ancak cennet (paradise) kelimesini çağırıştıran Pardes,mistik bilgiyi işaret etmektedir.