...derin ve yumuşak koltuklar almıştı, perdelere ve halılara ayrı bir düşkünlüğü vardı. Böylelikle “çektiği acıya saygınlık katacak” bir iç mekân yarattığını söylüyordu.
Huzursuzluğun Kitabı aynı zamanda, bir edebiyatçının ulaşmak istediği yapıtla kâğıda dökebildiklerinin arasındaki mesafedir de; hayal edilenin soluk, titrek bir sureti, gölgesi olarak kalmaya, kusurlu olmaya mahkûmdur; tıpkı bütün kitaplar ve bütün çeviriler gibi.
Saadet Özen