Azad Altuğ

Azad Altuğ
@Azadaltu
Vakit gece olunca, Sol'cu bir isyan başlıyor içimde. Kalbimde şiirler yakılıyor, Uykum idam ediliyor sen tarafından… Atakan Gülgar
G.A.: O hâlde, öyle görünüyor ki herkes, iyi insanlar gibi kötü insanlar da hayatlarını vicdanlarını ferahlatmaya adıyorlar. Y.A.: Evet. Bunun için yeterince iyi bir isim: Vicdan—insanın içindeki o başına buyruk Hükümdar, o küstah mutlak Monark, insanın Efendisidir. Her türden vicdan vardır, çünkü her türden insan vardır. Bir suikastçinin vicdanı başka şekilde tatmin olur, filantropist bir kişininki başka, bir pintininki başka, bir soyguncununki ise daha başka. Otoriter bir şekilde belirlenmiş herhangi bir ahlak veya emir manzumesine rehber ya da teşvik olmak bakımından (eğitimi bu konunun dışında bırakıyorum), insanın vicdanı tamamen değersizdir. İyi yürekli bir Kentuckyli tanıyorum; kendine yönelik onayı eksikti—doğru bir şekilde ifade etmek gerekirse, vicdan azabı onu yiyip bitiriyordu—çünkü adamın birisini öldürmeyi ihmal etmişti—hem de daha önce hiç görmediği bir adamı. Bu yabancı, bir kavga sırasında Ken-tuckyli adamın arkadaşını öldürmüştü; bizimkinin aldığı Kentucky eğitimi de bu yüzden yabancıyı öldürmeyi bir görev hâline getirdi. Görevini ihmal etti—savsaklamayı, yan çizmeyi, ertelemeyi sürdürdü ve amansız vicdanı bu ihmal yüzünden ona eziyet etmeyi bırakmadı. Sonunda, iç huzuruna, rahatlığa ve kendi onayına kavuşmak için yabancıyı buldu ve onu öldürdü. Bu müthiş bir özveri idi (özverinin her zamanki tanımına uygun olarak); zira bunu yapmak istememişti ve eğer daha küçük bir bedelle ferahlamış bir ruh ve tasasız bir zihin satın alabilseydi, asla yapmazdı da. Fakat öyle yapılmışızdır ki, bu ferahlık için her bedeli öderiz—başkasının canı pahasına olsa bile.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
G.A.: Gerçekten inanıyor musun ki sadece toplum kanaati korkak ve barışçıl bir adamı zorla savaşa ... Y.A.: Savaşa götürebilir mi? Evet—toplumun kanaati bazı insanları her şeyi yapmaya zorlayabilir.
Bu, doğru yönlerde eğitimin, yanlış yönlerde eğitimden daha değerli olduğunu gösterir. Doğru yönlerde eğitim, etki ve yetişme... İdeallerini yükseğe çekmek için,kişiyi, kendini-takdir-etmesiyönünde eğitmek paha biçilmez bir şekilde değerlidir
Y.A.: O hâlde dışardan geldi. Adem yeterince büyük birisi; bir de onu tanrı yerine koymayalım. Tanrılardan başka hiç kimse, dışardan gelmeyen bir düşünceye asla sahip olmamıştır. Adem muhtemelen iyi bir kafaya sahipti, fakat dışardan doldurulmadan önce kafası onun hiçbir işine yaramıyordu. Onunla en önemsiz küçük şeyi bile icat edemezdi. İyi ile kötü arasındaki farka dair bir kavramın gölgesine bile sahip değildi—bu fikri dışardan edinmesi gerekmişti. Ne Adem, ne de Havva, çıplak dolaşmanın edepsizce olduğu fikrini oluşturamazdı; bilgi onlara dışardan bir elma ile geldi. İnsan beyni öyle yapılandırılmıştır ki, her ne olursa olsun hiçbir şey oluşturamaz. Ancak dışarıdan elde edilmiş malzemeyi kullanabilir. Sadece bir makinadır ve otomatik olarak çalışır, irade gücü ile değil. Kendi üzerinde hiçbir komutası yoktur, sahibi de onun üzerinde hiçbir komutaya sahip değildir.