20 Ağustos 1940. Katledilişinin 80. yıldönümünde Troçki'yi şu söylemiyle anıyorum:
''Sizlere, İspanyol komünistlerine büyük devrimci sorumluluk düşmektedir. Zayıflıklarınıza gözlerinizi kapamayın, hayâllere kapılmayın. Devrim laflara bakmaz. O herşeyi dener; daha doğrusu herşeyi kanla dener. Sadece proletarya diktatörlüğü burjuvazinin düzenini yıkabilir. Daha 'basit', daha 'ekonomik', güçlerinize daha uygun bir 'ara' devrim yoktur, olmayacaktır ve olabilemez de. Tarih herhangi bir geçiş diktatörlüğü, bir ikinci sınıf diktatörlük, bir tenzilatlı diktatörlük icat etmeyecektir. Kim size böyle bir diktatörlükten bahsediyorsa yalan söylüyordur. Hazırlıklarınızı proletarya diktatörlüğü için yapın; yorulmadan, inatla, ciddiyetle hazırlanın."
(Spanish Revolution, s.127-21)
En önemli mesele, insan türünü ve gezegeni bir bütün olarak kendi gücümüzden korumak olacaktır. Bize bol gıda, ilaç, enerji ve hammadde sağlayan olağanüstü ekonomik büyümemiz sayesinde kıtlık, salgın ve savaşları dize getirmeyi başardık. Ne yazık ki bu büyüme, gezegenin ekolojik dengesini birçok açıdan altüst ediyor ve biz bu sıkıntıları daha yeni yeni incelemeye başlıyoruz. Tehlikeyi kabul etmekte geç kalan insanevladı bu konuda pek ilerleme kaydedemedi. Çevre kirliliği, küresel ısınma ve iklim değişikliği tartışmalarına rağmen çoğu ülke, durumu düzeltmek için henüz ekonomik ya da siyasi fedakarlıklarda bulunmadı. Ekonomik büyüme ve ekolojik denge arasında seçim yapmak gerektiğinde siyasetçiler yöneticiler ve seçmenler her zaman büyümeyi tercih ediyor, 21. yüzyılda felaketleri önlemek istiyorsak daha çok çaba
göstermeliyiz.
"Bizim en berbat düşmanımız bizi yöneten efendilerdir. Efendilere köle gerekir, köleler ne kadar çoksa efendiler de o kadar çok zenginleşir yeter ki kadınlar doğursun ve çocuklar doğsun, gerisi vız gelir onlara, nüfusun azalması onların yıkımı olacağından evrenin parçalanmasını tercih ederler, -dünyayı kurtaracak olan- hareketin durması onların zararınadır. Bizler bu dünyada derimizi yüzen soygunculara kanmışız ve Tanrı’ya itaat ettiğimizi sanırken aslında insanlara itaat ediyoruz, hem de bizi kaosa sürükleyen, cahil insanlara, güçsüz ama bize dayattıkları gelenekler adına ölüme zorlayan insanlara. Tek amaçları kazandıkları ayrıcalıkları korumak ve yerleşik düzenlerini sürdürmek."
.
AlbertCaraco
"Bilgi, imanın devretmesi mümkün olmayan, vazgeçilmez malıdır. En az insan kadar eskidir. Ekleyecek hiçbir şey yoktur, ama bilebilmek için elenecek çok, çok fazla şey vardır."